Bugun...


Evren ve Bilim
Bilim ve Gelecek Dergisi Genel Yayın yönetmeni Ender Helvacıoğlu, ÇYDD Beylikdüzü Şubesi nin, İstanbul’da farklı üniversitelerde okumakta olan bursiyelerine, “ Evrim ve Bilim” söyleşisi gerçekleştirdi.

Evren ve Bilim

Büyükçekmece temsilciliğinde gerçekleşen söyleşide Helvacıoğlu: “Bilimsel düşünmenin sadece uzmanlık ve mesleki alanda olmayacağını kavramamız gerekiyor önce. Hayatın her alanında bunu toplumsallaştırmak ve bir refleks haline getirmek lazım. Gerçek aydınlanma da budur zaten.

DEĞİŞİM VE DÖNÜŞÜM

Evrimi tarihsel evrimi de kavrayan şekilde bilimsel evrim de nedir? Olarak anlatmak isterim. Bilimi üç, beş cümle ile anlatmak zordur. Kabalaştırmayı da göze alarak bir tanım olarak bilim nedir? Sorusuna vereceğim cevap: “ Bilim, evrende ki doğada ki toplumda ki insanda ki değişim ve dönüşümlerin yasalarını bulmaya çalışan, ve o yasaların nedenlerini açıklamaya çalışan bir insan etkinliğidir.

Kritik olan nokta, değişim ve dönüşümdür. Evrende, doğada, toplumda ve insan da değişim, dönüşüm yoksa  o zaman bilim yapmaya gerek yoktur. Yeni galaksiler çıkıyor. Bu neye göre değişiyor, dönüşüyor? Bunun yasası ne? Ve bu yasanın anlamı ne?Bunu bulmaya çalışır. Bunun içinde deney tapar, gözlem yapar, verileri toplar. Verilerin içinde bir yasa var mı ona bakar. Kuram ve teori çıkarır.

BİLİMSEL DEVRİM

Bilimsel devrim diyoruz. Mesela Kopernik, Kepler, Galileo, Newton, Darwin. Neden  16-17.yy. da Avrupa’nın gelişmiş bölgesinde Almanya, İtalya gibi ortaya çıkmıştır da Çin de çıkmamıştır. Düşünüş olarak bunun kuramlar anlamında bilimin, neden güneş evrenli merkez modelinin o tarihlerde ortaya çıktığını düşündüğümüzde, bilimin etkinliğinin sınıfsal anlamınıda anlayabiliyorsunuz. Teknoloji tamamen sınıfsaldır. Atomun parçalanması mesela. Bu bilimsel bilgidir. Teknoloji bu kuramın, madde içinde enerjinin nasıl üretime gireceğini kestirebilir. Bunu insanlığın yararına büyük bir fayda olarak kullanabilir ya da Atomun ilk kez nerede parçalandığını herkes biliyor. Bu şekilde de kullanabilirsiniz. Hakim sınıf ne olacağına karar verir. Tamamen sınıfsaldır.

AYDINLANMA ŞÖLENİ

Karşı tez olarak ne deniyor? İlk hücre, dinazorlar neden yok oldu? Cevap: Allah yaptı. İnsanlar nasıl oluştu? Cevap: Allah yarattı. Tek cevap var. Atmosferin değişimden vs hiç bahsedilmiyor. Bu tartışmalar aslında bakarsanız arada ki din kamasını çıkarırsak müthiş bir aydınlanma. Diyelim ki gerçekten toplumcu, aydınlanmacı bir iktidar oluştu. Ne kadar güzel değil mi? Televizyona çıkacak bilimin insanları evrimi anlatacak. Ve inanın ki yine aynı sorular gelecek. Ama onu anlaşılır dilde bilim insanları anlatacak, bu muazzam bir aydınlanma şölenidir.

Karşı tarafa sorduğumuzda “sizin kuramınız ne?” dediğimizde: “ Evrim yanlış yaratılış kuramı doğru.” Bunu söyleyebilir. Evrim kuramı bilimseldir. Dolayısı ile bunu tartışan kişi, bu bilimin yasaları kullanarak bunu yapmak zorundadır. O zaman bu kuram da evrm kuramı gibi; gözlenir, deneyi yapılır, eleştirilir. Yanlış olduğu, geliştirilmesi gerektiği ortaya çıkabilir. Olmaz! Diyemeyiz. Sorgulanmaz diyemeyiz. Mesela alıcan erkeğin kaburga kemiğini ondan bir kadın çıkaracaksın. Bir kere de olmaz. Her erkeğin kaburga kemiğini getirmen gerekir. Ya da alıcan çamuru, insan nasıl çıkıyor bakacaksın. Bu kuramın içinde bunlar var. Bunu yapmak zorundasın. Aksi halde bu yapılan bilim değildir.Camide vaaz verebilirsin, yaz, sohbet et. Bunu bir bilimsel kuram gibi ders haline getirip, üniversitelere sokamazsın. Çünkü bu bilim değildir. Bizde gidip camide mutasyon nedir? Anlatmıyoruz.

UYGARLIK

Ateş, son derece ısıtıcı. Soğuktan koruyucu. İnsanın bir özelliği var. Ortak atadan geldiğimiz hayvan veya doğada ki diğer hayvanlardan ayrıldığımız nokta,  alet yapmak. Tasarlamak ve yapmak. Doğada taş da sopada var. Ama balta yok.  Ateşin keşfide öyle.Bunu tasarlayan, buluş müthişdir. Hatta Kuantum dan bile üstündür diyebiliriz. O dönem için.

KÖK AYNI

Nedenini açıklayamadıklarımızı kutsallaştırmışız. Açıkladıklarımızda doğa bilgisi yani bizim bilgimiz haline dönüşmüş. Hala da böyledir. Bilimin ve dinin kökeni aynıdır.Uygarlaşmanın ortaya çıktığı yani sınıflaşma, devlet ve yöneten ile yönetenin ortaya çıktığı, bu dönemde yönetme tekelidir devlet. Din, inanç tekelidir. Her kabile kentleşme olduğu zamanda da kendi inancını, kendi putunu getiriyor dolayısı ile bunu yönetmezsin. O zaman bir inanç tekeli, bunları da hesaba katarak oluşturmak zorundasın. Daha soyut, sistematik bir şey oluşturman lazım. O da dindir. Dinde inanç tekelidir. Çok tanrıcılıkta buradan çıkmıştır.Herşeyin bir tanrısı var. Onları nasıl ikna edeceksin. Onlardan da bir şey alman lazım. “ diyerek söyleşiyi tamamlayan Ender Helvacıoğlu, öğrencilerin sorularını cevaplayarak programını tamamladı.

Haber: Emel Seçen




Kaynak: Emel Seçen

Editör: Emine Tuğba Karaduman



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
YUKARI