Bugun...
Üreticinin maliyeti nasıl düştü?


Çetin ÜNSALAN EKOPOLİTİK
cetinunsalan@yahoo.com
 
 

Türkiye’nin kasım ayı itibariyle enflasyon rakamları açıklandı. Baz etkisinin ortadan kalkmasıyla iki haneli enflasyona yeniden geldik. Fakat gerçekçi bulmadığım bir istatistik üzerinden yüzde şu kadar oldu tartışmasına tekrar girmek istemiyorum.

 

Medyamızda bu iki haneli enflasyon haber oldu da, enflasyonun gerçekçi olup olmadığı tartışılmadı. Fakat tüm bu tartışmaların gölgesinde, gözden kaçan bir şey olduğuna inanıyorum.

 

Öncelikle şunu hatırlatalım. Enflasyon bir maliyettir. Yani tüketici açısından baktığınızda yaşam maliyetinin arttığına ya da tersten okuduğunuzda alım gücünün yıprandığına işaret eder. Aynı mesele üretici açısından da üretim maliyetlerinin artışı anlamına gelir. Hatta tüketici ve üretici arasındaki enflasyon farkı da, ürün fiyatlarına yansıtılamayan oranı anlatır.

 

Bir nokta var ki aklım almıyor. Üreticinin Kasım 2019 itibariyle enflasyonu, geçen yılın aynı ayına göre sadece yüzde 4,6 arttı. Tüketicide ise oran yüzde 10,56... Geçen sene bu zamanda üreticinin, tüketici ile arasında yüzde 17’lik bir fark vardı.

 

Bu fiyatlara yansıdı mı? Eğer üreticinin tüm maliyetleri aynı kalsaydı; ama tüketicinin fiyatları artsaydı bunu anlamak mümkün olurdu. Şu anda üreticinin maliyetinin, vatandaşın maliyetinden yüzde 6 daha az arttığı gözleniyor. Eğer her şey sabit kalsa ve üretici maliyet yükünü vatandaşa yansıtsa, sadece buradan tüketici için yüzde 11 enflasyon çıkar.

 

Ama her şeyin aynı kalmadığını biliyoruz. Kur etkisi olabilir mi? Dolar / TL kuru, 3 Kasım 2018’de 5,43; 3 Kasım 2019’da 5,74... Yani kur üzerinden bir gevşeme söz konusu değil. Aksine kur maliyeti artmış.

 

2019 yılında sadece doğalgaz fiyatlarına yüzde 40’a yakın zam yapıldığını ve sanayicinin bizzat İSO Başkanı Erdal Bahçıvan üzerinden buna sesini yükselttiğini de hatırlıyoruz. Yani enerji maliyetlerinde de düşüş var.

 

Üretimde en kritik maliyet belirleyicilerinden biri olan petrol fiyatlarında dramatik bir düşüş var mı? 3 dolarlık bir gevşeme var ki, çok dikkate alınmaya değecek bir oran değil. Bu arada işçilik maliyetinden vergilendirmeye kadar yükünün, yani dolaylı olarak girdi maliyetlerinin de yükseldiğini biliyoruz.

 

Peki o zaman soru şu: Üretici maliyeti nasıl düştü? Bunun iki açıklaması var. Ya hesapta bir hata var ve gerçek olmayan istatistiklerle, üretici enflasyonunu düşürerek, tüketici enflasyonunu geri çekmenin yolu aranıyor ya da üretim yapmak yerine eldeki stoklar eritiliyor.

 

Ölüm mü, sıtma mı? İkisi de birbirinden berbat sonuçlara gebe olasılıktan bahsediyoruz. Bence sanayi odaları TÜİK’in bu hesabına tekrar bakmalı. Kendi gerçekleriyle bağdaşmıyorsa itiraz etmeli. Bağdaşıyorsa da, bundan sonra maliyetlerimiz çok arttı demek için mikrofonların karşısına geçmemeli.

 

Bence benim gördüğüm bu garipliği, onlar yaşarken görmüyorlarsa, firmalarımızın ciddi hesaplama sorunları var demektir.

cetinunsalan@yahoo.com



Bu yazı 115 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI