Bugun...
FARKI FARK ETMEK


Emel SEÇEN 360 Derece İstanbul
emelsecen@gmail.com
 
 

 

                İnsan doğası farkı ne zaman fark eder?

Elinden bir balon gibi uçup gittiğinde…Sağlığınız mesela. Her gün tükettiğiniz alışagelmiş ve ağzına atarken bile bir salise şükrederek yad etmeden, bazen çiğnemeden yutup giden lokmalarınızın kıymetini. Soluduğunuz havayı… Gördüğünüz, duyduğunuz tüm duyu organlarımız gibi. İçimizde saklı o sonsuz zenginlik tükenip alarm zili çaldığında bile duymayız ya da aldırış etmeyiz.

                ODATV’de haberi okuyorum. Bir durup, kendimi geri çekiyorum. Ve nasıl yani diyiyorum? İç sesim ile. Çünkü bir ATATÜRK kızı olarak kafam basmıyor açıkcası.

İlk haberi daha önce okumuştum,“ Sene 2017 olmuş biz hala böyle haberler yapıyoruz” başlığı ile: Suudi Arabistan’da,  kadınların ilk kez stadyumda oturtulmasına izin verildi ama erkeklerden ayrı tabii.

İkinci haber:  Yine Suudi Arabistan’dan. “Independent’ın resmi kaynaklara dayandırdığı haberine göre Suudi Arabistan kralı Salman, kadınların araba kullanmasına izin verdiğini açıkladı. Suudi Arabistan kadınların sürücü ehliyeti alamadığı dünyadaki son ülkeydi.”

Kendi çocukluğuma gittim birden. Zaman tünelinde rahmetli babacığım ve arkadaşları ile üst üste arabası olan birinin aracına doluşup, hemen hemen her Pazar futbol maçına gidişlerimiz gözümün önüne geldi.

İlkokulda okul törenlerimiz, gösterilerimiz için yine tabii kızlı- erkekli. Genç kız olduğumda ise,  erkek arkadaşım ile o zaman 5000 kapasiteli sadece basketbol maçlarının değil, voleybol ve diğer spor yarışmaları dışında çeşitli sergilerinde  düzenlendiği devasa bir salondu,  ekoldu Harbiye semtinde bulunan Spor ve Sergi Sarayı. 1988 yılında ismi,  Lütfü Kırdar Spor Salonu olarak değiştirilip, 1992 yılında hala unutamadığımız anılar bırakarak özellikle Basketbol severlere veda etmek zorunda bırakılarak,  Lütfü Kırdar Kongre Merkezi oldu. Kongre Merkezi olduktan sonra bir müddet gidemedim. En son iş için gitmek durumunda kaldım ve kulaklarımda ve içimde hayali ile Basketbol maçlarında taşkın tezahürat yapanlara bilhassa kendini Futbol maçında hissedenlere ki Basketbol seyircisisi herzaman daha farklıydı. “ Burası Spor Sergi” sloganı atılır ve iş uzamaz susarlardı .Böyle bir kültür ve saygı vardı. Nerelere girdim. O kadar güzellik görünce insan istemez o anları,  an gibi yeniden yaşıyor. Ve de yaşatmak istiyor, özlemle…

İşin özü bir kadın kimliğimle,  Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkını dünya kadınlarından çok çok önce (1934) kazanmış bir ulusun ve Atatürk’ün kızıyım. Hala almadığım ehliyetim,  benim yaşamda ki tercihim ancak yaşadığım toprak, Cumhuriyet kazanımlarımın kalkanı ile ben böyle bir saygınlığa sahibim. Seçme hakkıma. Tercih de bulunma. Yani kısaca yaşam özgürlüğüne.

Her seferinde Suudiler gibi düşünüş biçimlerini bize sunmaya çalışan güçlerin güneşin evet doğudan doğduğunu ancak gerçek güneşin ise balçak ile sıvanmadığını. Mustafa Kemal gerçekliğini hatırlatmak isterim,  çünkü bu hepimizi bağlıyor.

Zor da kaldığımızda ilkelerine sarılmak değil ona hakaret edenlerin, adına yapılmış her türlü hadsizliğin cezasız kalmaması gerekir. Kitaplardan çıkarılmaması, kendini bu Cumhuriyet ve kazanımları için gözünü kırpmadan feda edebilen bu cesur yürek ve arkadaşlarının omuzları üzerinde ancak yükselebileceğimizi asla unutmadan.

Bir kadın olarak bana bu onuru veren baş önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları, bu vatan toprağı için bize her dem örnek olmuş Anadolu kadınlarımız, bize bu değerleri öğreten atalarımıza bin şükran, minnet ve vefa ile…Nur olun.

Emel Seçen





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANAN HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI