google-site-verification: google188bffe4ae515cba.html
Bugun...
CUMHURİYET


Yakup KAMER ''LAFIN ÖTESİ"
hayallersarayi@gmail.com
 
 

Babam eskilerin tabiriyle 1915 tevellütlü. Yani doğumlu. Bana Yunan Bandırma’yı yakarken nasıl mezarlıkta gizlendiklerini serin sonbahar akşamı nasıl tirtir titrediklerini anlatırdı.

 

780 bin kilometre karenin her yerinde bu duyguları bilmeyen yoktur. Ankara merkezden ülkenin  bütün yönlerinde ve ara yönlerinde sora sora ilerleyin karşınıza Cumhuriyet gönüllüleri çıkacaktır. Bu Cumhuriyet öyle çıt kırıldım değildir. Ne kadar uğraşsalarda yıkamayacaklarını anladılar. Keçecizade Fuat paşanın dediği gibi siz içerden biz dışardan yıkamadık gitti diyen çokdur bu ülkede. Özellikle cümlede ki zamirlerin yerini değiştirdim ki ‘’biz’’ diye ihanet edenlerle aynı saflarda yer almaya gönlüm razı olmadı. Nasıl olsa onlar diye ötelenmeye alışmış bu aziz milletin bir zümresi yapıldık!

 

Fakat sorsalar eminim 94 yıldır süregelen Cumhuriyet sevdalıları karşıtlarından kat be kat fazladır. Bizi kazasız belasız 94 yılın olgunluğuna eriştiren Cumhuriyet son Ergenekonumuz olan Anadoludan 80 milyon olarak çıkmamızı başarmıştır. Hiç bir yola sapmadan medeniyetler kulvarında Türk milletini 21. yüzyıla taşımıştır. Ne yazık ki babamın dahil olduğu yıllarda bir çok insanın anası babası Cumhuriyet’ten önce doğmuşlardı. ve onların anaları, babaları kıyamet günlerini yaşıyorlardı.

 

Ve işte o hengameden sağ kurtulanlar ve onların çocukları Cumhuriyete sarıldılar. Gördükleri kıyım, kıtal, katliam, açlık, sefalet ve ölümdü. Anadoluda bir avuç kalmışlardı. Acının ve kötülüğün her türlüsünü tadmışlardı. Yok olmanın kıyısından dönmüş Cumhuriyet güneşinin sıcak ve güvenli kolları arasında var olmanın mutluluğuna kavuşmuşlardı. O aldıkları solukla gelecek nesilleri bu günlere taşıdılar. Cumhuriyeti yanlış politikalarıyla köstekleyenler bile alkışlıyordu. Yurt dışına kaçan saltanat mensuplarından tutun 150liklere kadar herkes yanlış tarafta olduğunu kabul etmiş Milletinin bekası için Cumhuriyeti gönülden destekliyordu. Kısacası hainimiz bile Cumhuriyetin hakkını veriyordu.

 

Bugün 80 milyonluk bölgde etkili bir milletiz. Ama ne yazık ki organize olamamanın, emperyalizmin kıskacına düşmüş olmamızın ve siyasi vesayeti için milletinin varlığını pazarlık edenlerin yüzünden bu asil millet yine karşısına çıkan tüm zorlukları Cumhuriyete yıkma kolaycılığına kapılmıştır.

 

Tekrar dedelerimize dönersek, aklını unutan milletlerin illa ki bir akılanma sürecini tekrar yaşayacağını görürüz. Cumhuriyeten asla kurtulamazsınız. Yıksanız bile sonradan 2. Cumhuriyet gelir kapıya dayanır. Türk Milleti bütün kurumlarıyla Cumhuriyeti tekrar getirir. Cumhuriyet haktır. O gelince batıl zayi olur.  Elbet milletçe bunu mutlaka anlarız ama pahalıya mal olur.

 

Mustafa Kemal Atatürk’e sırf Cumhuriyet ve yaptığı devrimler yüzünden muhalif tavır alanlar bile onun ölümünden sonra Devlet gemisini Cumhuriyet denizinde ki rotasından çevirememişlerdir. Atatürk ölünce Kazım Karabekir paşa 1939da siyasete girdi. Milletvekili seçildi. Meclis başkanımız oldu. Niye Cumhuriyeti kaldıramadı?

 

Mareşal Fevzi Çakmak Atatürk’ün ölümünden sonra milletvekili oldu. Demokrat partide milletvekili oldu. Daha sonra ulusal partiyi kurdu. Osman Bölükbaşıyla beraber. Ellerinde her türlü imkanı olan bu insanlar niye Cumhuriyeti yıkmadı?

 

Cumhuriyeti kimse yıkamaz. Sadece bir süreliğine ona muhalif olursunuz. Sonra Cumhuriyet içinde iktidara gelir Cumhuriyetle yol alırsınız. İstadiğiniz kadar tek adam yönetimi kurun Cumhuriyet her zaman 2, 3, 4, 5. 80 milyonuncu adamı bulur. Çünkü Cumhuriyet’in cumhuru halk demektir. Türk Milleti 94 yıldır kırıp attığı zincirleri tekrar ayağına burkalamaz. Mustafa Kemal’i seyrediyorum bulutların üzerinden bize bakarken. Şöyle diyor. Boşuna abesle uğraşmayın. Atı alan Üsküdar’ı geçti. Sen sür eşeğini Niğde’ye.

 

Cumhuriyet her zaman kimsesizlerin kimsesi olmaya devam edecektir. Cumhuriyetin bir fazilet olduğunu sizlere öğreteceğiz!





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI