google-site-verification: google188bffe4ae515cba.html
Bugun...
Üsküdar rüyası bitiyor mu?


Yaşar KABA
yasarkaba@yahoo.com.tr
 
 

Üsküdar deyince İstanbul’da nezih bir kent akla gelir. Yüzlerce yılı ardında güzel anılar bırakan Asya’nın denizle son buluşma noktasıdır. İnsanoğlunun yakın tarihlere kadar İstanbul’a ulaşımını sağladığı merkez noktasındadır. Üsküdar meydandan kalkan Arabalı ve yolcu vapurlarının kalktığı yine Harem üzerinden Arabalı vapurlarla geçişin sağlandığı ana üs gibidir.

Bu nedenle İstanbul’da çok ayrı bir yeri vardır. Osmanlı döneminde Padişah analarının yaşadığı ve çok önemli eserler bıraktığı özel bir yerdir.

Camileri, Kiliseleri, Havraları yan yana olan komşulukları aynı hoşgörü ve saygı iklimiyle gelişmiş kendine has bir kent Üsküdar. Ayrıca Asya geçiş kapısında bir konaklama alanı olduğundan hamamlarının bol olduğu bir şehir.

Her semti ayrı bir zenginlik, tarihsel süreçte kendine özgü oluşan kent ruhu, adeta diğer il ve ilçelerden gezmeye gelinen bir şehir.

Cumhuriyet’in ilk yıllarında Üsküdar’ın hakkı Üsküdar’a verilmeye çalışılmış diyebilirim. Üsküdar adeta İstanbulluların hafta sonları gezebilecekleri bir ilçe yapılmış.

1928 yılında başlayan tramvay ray çalışmaları kısa sürede tamamlanmış Üsküdar Kısıklı, Üsküdar Kadıköy ve yine Kadıköy’den Kısıklı hatları açılmış Kısıklı deyince tabiî ki akla Çamlıca geliyor. İstanbul’un birçok semtinden deniz yoluyla Üsküdar’a ulaşanlar, raylı sistemlerle Çamlıca’ya ulaştırılmış. Yine Kısıklı ya gitmeden Millet bahçesi yapılmış, Millet bahçesi adeta açık hava kültür merkezi olarak düzenlenmiş hala varlığını koruyan millet bahçesi halk evlerinde yapılan resim, el sanatlarının sergilendiği yine halk evlerinde yetişen gençlerin açık hava konserler verdiği bir alan olmuş

Üsküdar tarihin her evresinde olduğu gibi alışverişin yapıldığı sevgi ve kardeşliğin yaşandığı bir şehir konumunda varlığını son yıllara kadar sürdürmüş.

1980 sonrası yaşanan göç dalgasından elbette nasibini aldı, ancak buna rağmen eski İstanbul deyince hala Üsküdar kent ruhunu korumuş, eskiden birçok semtten gezmeye gelinen ilçe, şimdilerde Üsküdarlının başka ilçelere gider duruma gelmiş olmasıdır.

Eski Üsküdar’da birçok aile çay bahçeleri, müzikaller var iken bu gün insanların oturabileceği gençlerin gidebileceği yerler ne yazık ki kalmamış durumda.

Üsküdar’ı yönetenler ne yazık ki Üsküdar’ı geleceğe hazırlayamadı. Marmaray gibi çok önemli bir Proje 1999 yılında planlanıp resmi gazetede yayınlanmasına rağmen karadan ve denizden merkez noktası olmaya devam eden Üsküdar bununla ilgili bir tek adım atmamış durumda hala imar sorunu ortada kent merkezinde trafik alabildiğine kötü durumda ve hala otopark sorunu çözülememiş.

Merkez mahallelerde yerinde dönüşüm vatandaşın kendi çabaları ile gerçekleşirken, bir başka sorunu da beraberinde getirmiş durumda yenilenen binalarda daireler küçülürken, fiyatları yükselince orta halli olan Üsküdarlı evini satıp başka ilçelere göç etmeye başladı.  Marmaray, Avrasya Tüneli ve deniz ulaşımının diğer ilçelere olan ulaşım kolaylığı yeni evli yada bir yada iki çocuklu ailelerin Üsküdar’dan konut alıp yerleşimi gözlenirken, eski Üsküdarlıların ilçeden kalıcı ayrılması Üsküdar’ın kent ruhunu da giderek kaybettiği bir konuma geldi.

1928 yıllarında geçen Cumhuriyet2in inşa ettiği tramvay’dan geriye kalan sadece Kısıklı daki gişe kulübesi vardı, onu da iki yıl önce yıktılar ve yerine çeşme koydular.

İstanbul’a göç yoluyla gelmiş İstanbul’u yönetme konumunda olan yeni nesillerin kendi köy kültürüne göre dizayn etmeye çalıştığı ilçe her geçen gün kimliğinden uzaklaşarak tarihin derinliklerinde yerini almaya hazırlanıyor.

Tıpkı marmaray kazılarında çıkan 8 bin yıllık kalıntıların üstüne asfalt dökülerek kapatıldığı gibi, ama her şeye rağmen Tarihi Kız kulesi, Selimiye Kışlası, Mührimah Sultan Cami, Yeni Cami, Beylerbeyi sarayı ve benzeri yapılarla yapılanlara meydan okumaya devam ediyor Üsküdar.

 

Umarız ben yaptım oldu dayatmacılığından vazgeçip bu zengin kültürün kalan küllerinden yeni Üsküdar’ı İstanbul kenti olarak geleceğe taşırız. Acil tedbirlerle geçmişte olduğu gibi İstanbulluların hatta ülkemin birçok yerinden yine gezmeye gelinen, arkada bir hoş seda bırakan ilçe oluruz.

Yaşar Kaba - 02.Mayıs 2018 Kadıköy Gazetesi





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
ÇOK OKUNAN HABERLER
GÜNDEMDEN BAŞLIKLAR
YUKARI