Reklam

ÇGD'den Torbaya Atılan Basın Yıpranma Hakkı ile ilgili basın açıklaması

Anayasa Mahkemesi 14 Şubat 2020 tarihinde verdiği kararla gazetecilere tanınan yıpranma hakkının Basın Kartı Yönetmeliği’ne göre verilen basın kartı sahibi olma şartına bağlayan kanun hükmünü iptal etmiş, yasama organına dokuz aylık bir süre tanımıştı

ÇGD'den Torbaya Atılan Basın Yıpranma Hakkı ile ilgili basın açıklaması
15 Kasım 2020 - 12:04

YIPRANMA HAKKIMIZ, İKTİDAR VE SERMAYENİN ‘YANDAŞ GAZETECİLİĞİ’NE BASAMAK YAPILMAKİSTENMİŞTİR!

Anayasa Mahkemesi 14 Şubat 2020 tarihinde verdiği kararla gazetecilere tanınan yıpranma hakkının Basın Kartı Yönetmeliği’ne göre verilen basın kartı sahibi olma şartına bağlayan kanun hükmünü iptal etmiş, yasama organına dokuz aylık bir süre tanımıştı. Bu sürenin tamamlanmasına kısa bir süre kala TBMM Başkanlığı’na sunulan torba kanun teklifinde, gazetecilik mesleğini ilgilendiren ve “yıpranma hakkı” olarak tanımlanan fiili hizmet süresi zammına ilişkin bir maddeye de yer verilmişti.

Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçesinde, “Basın kartı sahibi olmak için gerekli şartlar ve dolayısıyla fiilî hizmet zammının uygulanacağı basın ve gazetecilik mesleğinde çalışanların belirlenmesinde temel esaslar ve ilkeler kanunla düzenlenmeyerek bu konudaki düzenleme yetkisi yönetmelik aracılığıyla bütünüyle yürütme organına verilmiştir” ifadeleri kullanılmıştır.

TBMM’ye sevk edilen ve 11 Kasım 2020 tarihinde AKP ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla kabul edilen torba teklifte yer alan düzenleme, Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçesini karşılamadığı gibi Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığı yönündeki Anayasa hükmünü de hiçe sayan bir içerikteydi. Düzenleme, yıpranma hakkını mevcut durumda olduğu gibi Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi çerçevesinde basın kartı sahibi olanlar ile sınırlandırmaktadır.

Oysa içinden geçtiğimiz süreçte, tüm meslektaşlarımızın da yakından bildiği gibi, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı keyfi olarak yüzlerce basın kartını yenilememiş, yüzlercesini iptal etmiştir. Basın kartları iptal edilen meslektaşlarımızın ağırlıklı olarak iktidar partisinin “muhalif” olarak kodladığı basın kuruluşlarında çalışıyor olması, Anayasa Mahkemesi’nin yasal bir hakkın yürütme organının inisiyatifine bırakamayacağına yönelik gerekçesiyle örtüşmektedir. Türkiye’nin dört bir yanında zor koşullarda mesleklerini icra eden ancak Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın siyasi tercihleriyle basın kartı alma hakları ellerinden alınan meslektaşlarımızın, yıpranma hakkından da mahrum bırakılması kabul edilemez.

1977 yılında gazetecilere kanunla tanınan yıpranma hakkı, 2008 yılında iptal edilmiş, 2013 yılında yeniden verildiğinde ise “basın kartı sahibi” olma şartına bağlanmıştı. Oysaki gazetecilere tanınan yıpranma hakkı önceki uygulamalarda 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanuna tabi olarak çalışan tüm sigortalıları kapsamaktaydı. 2008 yılında iptal edilen, 2013 yılında ise basın kartı sahibi olma şartına indirgenen yıpranma hakkının, 2008 öncesinde olduğu gibi yürürlükteki kanun çerçevesinde çalışan tüm sigortalıları kapsayacak şekilde uygulanması hem basın özgürlüğü hem de anayasal bir haktır.

Basın meslek örgütlerinin; deprem, sel, çatışma ve savaşlarda halkı doğru bilgilendirme amacıyla görev yapan; her an işten çıkarılma riskiyle karşı karşıya yoğun iş temposu altında kamusal nitelikte faaliyet yürüten basın emekçilerinin ‘yıpranma hakkı’na ilişkin düzenlemenin eksikleri giderilerek, Anayasa Mahkemesi kararına uygun şekilde çıkarılması yönündeki uyarı ve girişimleri, AKP ve MHP temsilcilerinin anayasa tanımaz tavrını aşamamıştır. Bunun temel nedeninin, yukarıda da vurguladığımız üzere basın kartı üzerinden gazetecilerin tehdit edilmesi; iktidar-sermaye ortaklığında inşa edilen ‘yandaş gazeteciliğin’ hakim kılınmak istenmesidir. Bağımsız ve özgür basına karşı düşmanlık bu iktidarın adeta gözünü kör etmiştir.

Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak hakların mücadeleyle kazanıldığı bilinciyle; yıpranma hakkımızı basın kartı şartına bağlayan, basın kartını da yürütmenin idari bir işlemine bırakan ve bu yolla mesleğimizin, meslektaşlarımızın tepesinde kılıç sallayan anlayışa, kurulmak istenen sisteme karşı mücadeleye devam edeceğiz.

 

Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Merkez Yönetimi
 

Bu haber 3082 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum