KIZ KARDEŞLİK

KIZ KARDEŞLİK
12 Eylül 2020 - 23:20

Tarihin var olduğu andan, gelişmeye evrildiği süreç boyunca “kadın hakları ”hep vardı. Hak olmasa da yaşayan diğer cinsiyetin varlığı, kimliği ve diğerine göre her türlü eşitliği mevcuttu.

Bu eşitlik, daha çok 19.yy da önem kazandı. 1970’lerin başında o dönemin feminist kadın lideri Kate Millett(1934-2017) ilk kez “ Kız Kardeşlik Kavramı” sundu. Neydi bu? Kadınlar arasında ayrımcılığın olmadığı sosyal bir birlik hayali. Bu hayalin çerçevesi bugünün modern feminizm anlayışının tamamının temelidir. Hayali tüm kadınları daha çok birbirine sarılma ve kolektif bir çatı altında daha da ileriye taşıma potansiyeli. Kendi adıma yaşadıklarım, gözlemlediklerim bunu tam anlamıyla yerine getirebildik duygusunu bana yaşatmıyor. Çünkü biz evrilmemiş ve kendi zaaflarına her insan gibi yenik düşen kadınlar olarak, maalesef bir başka kadının canını hala yakmaktan zevk alabiliyoruz. Bu konuyu derinliğine açmak mümkün ama derdim şu an da bu değil. Bunu zaten yıllardır anlatmaya çalışıyorum.

Bir gencecik kızımız var. Hiç sansasyon yok! Reklam yok! Birilerini arkasına alıp da ben bunu yaptım! Demek hiç yok! Kendisi ile hem mutlu olduğum, hem mutsuz olduğum çok güzel bir röportaj gerçekleştirdik. Mutlu olmam, onun gerçekten tertemiz yüreği ve ortaya koymuş olduğu gerçek, nitelikli emekti. Diğeri ise Almanya’da yaşayan, Amerika ve Avrupa da ki tüm yarışmalardan en iyi ödüllerini kazanıp. Hatta bir gece de Türk Sinema tarihine Amerika’da En İyi Erkek Oyuncu /Toprak-Cemil karakteri ile Numan Çakır’a ödül getirdiği halde. Benim dışımda kimse haber yapmadı!

Toprak filmi, araştırmalarım sonrasında Türk Sinema tarihinde Fikret Otyam’ın senaryosu ile 1952’de TOPRAK olarak başlayan ilk filmdi. (Cumhuriyet,21 Ağustos 2020) Ve son derece saygılı, vefalı, emekçi Sevgi Hirschhöuser ile devam etmekteydi. Filmini kendi ülkesinde, doğup büyüdüğü Antalya’da kendi köyünde çekti. O bu köyden bir set emekçisi olarak yola çıkmıştı. Bıkmadan usanmadan yolculuğuna devam ediyor. Hala almış olduğu ödüller devam ederken, ilk hayal kırıklığı 57.Antalya Film Festivalinden geldi. Jüri yeterli bulmamıştı, seçtiği 12 film arasında. Buraya kadar tamam. Ama gerekçe ne? Kuru bir cep telefonu mesajı! İnsan bir kompozisyon yazar karalama bile olsa iyi bir öğretmen, o öğrencinin emeği var diye ona not vermekten ya da onu yok sayarak, onun umudunun kırılmasına müsaade etmez. Toprak filminin ilk haberini ben yaptım. Bunu gururla söylüyorum. Söyleyeceğim de. Tarih, 19 Ağustos 2020/ Cumhuriyet.  “Hollywood ve Dünyaya Gol! “Aynı gün İstanbulflash ve peşi geldi. “ Fikret Otyam’dan Bedri Baykam’a TOPRAK” ve röportaj ile ardından köşe yazısı.

Ama ne kadar üzgün olduğumu/ olduğumuzu bir kısa empati yolculuğu ile yapın ki, GerçekGündem dışında kimse oralı olmadı? Bu ülkenin ne kanalı, ne gazeteleri bu kızımızı görmedi! Görmemezlikten geldi! Cumhuriyet, Gerçek Gündem ve İstanbul flaş dışında.

Şimdi bu film ve bu emek.
Neden değersizdi?
Neye göre değersizdi?
Gerçek bir aydın gördüğü ve bildiği olguyu sorgulamak, anlamak zorundadır. Bu gelecek için daha sağlıklı ve ahlaklı toplumlar olması için öncelikle geçerlidir.

Haberler dönerken ödüllü oyuncu Numan Çakır ile sözleşmiştik, röportaj için onun seti çıktı. Zaten İzmir’deydi. Vefatı vardı vs. Dün, Sözcü gazetesinde nihayet gerçekleşti.
Düşünün, bizim insanımız, sanatçımız üstelik yurt dışında aynı gecede 2 ödül birden alıyor. Üzerinden ne kadar süre geçmiş. Daha yeni röportaj gerçekleşiyor.
Gelelim önemli kısımlara.

57.Antalya Film Festivali, Başkan Muhittin Böcek’in ciddi seyir gösteren rahatsızlık süreci ile netameli. Öncelikle kendisine acil şifalar diliyorum. Ama TOPRAK filmine karşı, son derece umursamaz ve aydınlatıcı bir bilgi vermeden, bırakın dereceyi. Türkiye Prömiyeri için halı hazırda Avrupa, Amerika basını Antalya Film Festivali için beklerken, son derece gölgelidir.

Bugün gururla son bir, iki hafta içerisinde gördüğüm ve tıpkı Yönetmen Sevgi Hanım gibi dikkatimi çeken Azra Deniz Okyay’ın Hayaletler filmini, bir kadın olarak hemen haberini yapmıştım. Bugün öğrendim ki Venedik film festivalinde büyük ödülü kazanmış, ne mutlu bize!
Sonra biraz daha bakayım dedim. Sabah ilk gördüğüm tam 5 gün önce GazeteDuvar’ın, Azra Deniz Okyay’ın ödülü kazandığını paylaşmış! Olması.

Meğerse 2019 yılından itibaren şöyle: Milliyet, Gazete Duvar, Hürriyet bu kızımıza destek olalım, diye ne güzel çalışmışlar. Üstelik bu kızımız da daha önce Antalya film festivali, kısa film ile ödüle layık görülmüş. Uzun metrajlı ilk filmi ile başarısını tekrar tebrik ediyorum. Daim olsun!
Hepsine Eyvallah da…

Antalya’lı yönetmen. Antalya da film çekiyor. Aynı şekilde senaryosunu yazıyor, kurguluyor ve yönetiyor. Henüz 24 yaşında. Ekibinde ki oyuncu ise bir gecede EN İYİ ERKEN OYUNCU olarak dünya da iki ödülü kucaklıyor.

TORPAK FİLMİ
EN İYİ GÖRÜNTÜ
EN YETENEKLİ YÖNETMEN
EN İYİ DRAMA FİLMİ ve EN İYİ FİLM
Amerika da başlayan yolculuk 27 Festival 12 Ödüle sahip, BAĞIMSIZ İLK FİLM!
Bunun dışında:
MIAMI BAĞIMSIZ FİLM FESTİVALİ-EN İYİ FİLM
ISCHIA FİLM FESTİVALİ(İTALYA)-EN İYİ GÖRÜNTÜ
VIRGIN SPRING CINEFES-EN İYİ FİLM
ROCK MOUNTAIN FİLM FESTİVALİ- EN IYI ULUSLAR ARASI FİLM
FLORENCE FİLM ÖDÜLLERİ- EN İYİ GÖRÜNTÜ
Hak kazanmış!

Ne acı ki bunların içinden Antalya’da hiçbir şekilde yer bulamamış!
Şimdi okudum, haberleri gördüm. Kadın STK’lar 2019 yılından itibaren HAYALETLER filmine verdiğiniz desteği TOPRAK filmi içinde yapmaya. Ses vermeye hazır mısınız!
Bu işte gerçek kızkardeşlik.
Bir doğrunun yanında yer almak, yolculukta sapmalar olsa da sizin doğru kalmanızı yani bozulmamanızı sağlar.

Zaten kirlenmiş bir dünyanın her bahçesini temizleyen kadınlar olarak.
Ben şahsi olarak neredeyse bir aydır, ayrık otları temizliyorum. Bundan da rahatsız değilim. Çünkü zemin, olgu bu!

Ama bu TOPRAK bunu hiç hak etmiyor!
Bu toprağı temizlemek her kadının boynunun borcu.
Yoksa nasıl yeşerecek güzellikler…
EMEL SEÇEN

Bu haber 200 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Ayten Tandoğan
    1 hafta önce
    Ödüller nedeniyle emek verenlere tebrikler ve bunu duyuran emekçi, sinemaya değer veren gazetecilere teşekkürler! Keşke bu filmleri izleyebilsek! Ne yazık ki sinemalar birçok yerde çalışmıyor! Ödül almak kadar, halkın bu filmleri izlemesi de çok önemli ve gerekli!