Klasik Türk Müziği'nin önemli ismi Sadettin Kaynak'ın yaşamı film oluyor

Klasik Türk Sanat Müziği’nin en önemli temsilcilerinden ve bestecilerinden Sadettin Kaynak’ın yaşam öyküsü beyaz perdeye taşınıyor.

Klasik Türk Müziği'nin önemli ismi Sadettin Kaynak'ın yaşamı film oluyor
21 Eylül 2021 - 20:37
Senaryosunu ünlü aktör Altan Akışık’ın kaleme aldığı, yapımcılığını deneyimli sinemacı Atilla Gökbörü’nün üstlendiği, yönetmen koltuğuna Albatrosun Yolculuğu filmiyle tanınan ünlü romancı Cengis Asiltürk’ün oturduğu,

Genel koordinatörlüğünü ise Prof. Dr. Suat Gezgin’in yaptığı SADETTİN/ Mûsiki Dehâsı Hâfız adlı film, Sadettin Kaynak’ın 1952 yılında, henüz 57 yaşındayken bir müzik çalışması sırasında felç geçirmesiyle değişen trajik hayat hikâyesini konu ediyor.

Özel bir kişiliği canlandırmanın heyecanı içindeyim”
Senaryosunu Altan Akışık’ın kaleme aldığı filmde Sadettin Kaynak rolünü de Akışık üstleniyor. Kaynak’a fiziksel benzerliğiyle dikkat çeken Akışık, eserleriyle dehâ seviyesine ulaşmış, Klasik Türk Müziği’nin önemli ismini canlandırmanın kendine özel bir heyecan verdiğini söylüyor. “Bu sefer, nevi şahsına münhasır (özel) bir kişiliği canlandırmanın heyecanı içindeyim” diyen usta aktör, Sadettin Kaynak’ın hayat boyu çok çalıştığına vurgu yapıyor. Kaynak’ın bir yandan güfte ve beste çalışmaları, bir yandan imam yardımcılığı ve sonra da Yavuz Sultan Selim ve Sultanahmet camilerinde baş imamlık yaptığını belirten Akışık, bu rolü oynamayı adeta tarihi bir görev bildiğini vurguluyor.
          
Altan Akışık (solda) ve Sadettin Kaynak (sağda)
 
SADETTİN/Mûsiki Dehâsı Hâfız adlı senaryo üzerinde yıllardır çalışan, aynı zamanda filmin başrol oyuncusu olan Akışık; canlandıracağı Sadettin Kaynak’ın insanüstü gayretle çalışmaktan dolayı vücudunun erken sayılabilecek bir yaşta yıprandığını; bu nedenle, filmin hayli uzun bölümlerinde “felçli” bir karakteri canlandıracağını söylüyor.
Sanatçılara benzeyen kişilerin bulunması için kampanyalar düzenlenecek!
Sadettin Kaynak’ın yaşamı boyunca 850 kadar müzik bestelemesine ve çalışkanlığına karşın yoksulluk içinde yaşamasının anlatıldığı filmde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere; Safiye Ayla, Hamiyet Yüceses, Deniz Kızı Eftelya, Müzeyyen Senar, Münir Nurettin Selçuk, Alâeddin Yavaşça ve Selahattin Pınar gibi önemli isimler de karşımıza çıkıyor. Yapımcı Atilla Gökbörü, bu nadide sanatçıların benzerlerinin bulunabilmesi için, yarışma ve kampanyalar düzenlemeye hazırlandığını belirtiyor.

Sadettin Kaynak Kimdir?
Klasik Türk sanat müziği bestecisi, ses sanatçısı (D. 15 Nisan 1895, İstanbul – Ö. 3 Şubat 1961). Kendisinin yaptığı açıklamalarından birinde, doğum tarihini 1893 olarak belirtir. Babası Fatih Camisi’nin hocalarından Ali Alaeddin Efendi, annesi Havva Hanım’dır.  İlk ve ortaöğrenimini İstanbul Aksaray’da tamamladıktan sonra, İlâhiyat Fakültesi’nden mezun olduğu için “Hafız” olarak da bilinirdi. Sesinin güzelliği çok küçük yaşlarında çevresinin dikkatini çekmiş, Hafız Melek Efendi’den dersler almıştı. Darüşşafaka Cemiyeti’nde musiki öğretmeni olan Kazım Uz’dan nota ve usul, Şeyh Cemal Efendi’den yararlanarak da ilâhi ve fasıl konularında kendini geliştirdi. Besteciğinin ilk yıllarında nota bilmediğinden bestelerini başkaları notaya alırdı. Daha sonra, kimseden ders almadan önce, bildiği eserleri notaya aldırarak kendisini yetiştirdi. Askerliğini 1912 yılında Diyarbakır’da “İlahiyat Zabiti” olarak yaptı. Askerlik yıllarında Elazığ, Harput, Malatya, Mardin gibi illeri dolaştı ve askerden sonra İstanbul’a döndü.

Sadettin Bey, 1926 yılında plâk doldurmak üzere Berlin’e, çeşitli tarihlerde de Viyana, Paris ve Milano’ya gitti. Yurda dönüşünü, yazar Kemal Mahmut  İbnülemin İnal’a verdiği hayat hikayesini anlatan mektubunda şöyle anlatıyor:

“İstanbul’a döndükten sonra film musikisi bestelemeye heves ettim. Mısır’dan getirilen 85 adet filmin müziklerini. Her filmde on ila yirmi tane eser vardı. Beş yıl süreyle İpekçi Kardeşler film şirketine bağlı kaldım. Bu esnada yerli filmler için eserler de besteledim. Yerli filmlerden ‘Allahın Cenneti’nde, Arap filmlerinden ‘Leyla ile Mecnun’da film sahasında ilk bestelerimi verdim. Bu esnada rahmetli Atatürk beni çağırttı. Bir Kur’an-ı Kerim verdi. İmzasını koydu. Kur’an-ı Kerim’de muharebeye müteallik [savaşa dair] ayetlerin tercümelerini tespit ederek, ordu kumandanlarına bir nutuk vermemi emretti. Hazırlandım. Atatürk’ün karşısında, Ordu kumandanlarının hazır bulunduğu bir mecliste bu emri yerine getirdim. Atatürk , ‘Yahu, Kuran’da neler varmış da bizim haberimiz yok’ dedi. Müteaddit defalar birçok vesilelerle Atatürk’ün huzuruna kabul olundum. Feridun Fazıl Tülbentçi’nin yaptığı ‘Yavuz Sultan Selim Ağlıyor’ filminin bestesi esnasında, nezf-i dimağiye duçar olarak [ beyin kanaması geçirip] felç oldum. İki sene evvel 1953 tarihinde Sultanahmet Camii’ne ikinci imam tayin olunmuştum.”

Eserlerinde çok zengin bir folklor yapısı göze çarpan sanatçı, Halk müziğinin bölgesel motiflerini derinlemesine incelemiş, şarkı ile türkü arası bir özellik taşıyan üslûbunu kullanarak kendine öz bir form (biçim) yaratmıştır. Gezdiği yörelerin özelliği olan uzun havaları ve Hoyrat ezgilerinin yapısından da esinlenerek Hüseyni, Gerdaniye, Muhayyer gibi makamlarda eserler bestelemiştir. Yunus Emre, Karacaoğlan, Erzurumlu Emrah gibi değerli halk ozanlarının şiirlerini ve anonim halk ezgilerini de bu formda bestelemiştir. Kısacası Halk müziğine çeşitli motifler ekleyerek ve Türk sanat müziğinin poetik özelliklerini bir araya getirerek kendine özgü bir form oluşturmuştur.

Sadettin Kaynak, XX. yüzyılın Klasik Türk Sanat Müziği’nin en büyük kişi ve bestecilerindendir. Halkın kulağında derin ve kalıcı izler bırakan, dillerde her türlü insanlık durumuna cevap verebilen ezgiler yaratmıştır. Kaynak’ın klasik bestelerinde, bir şarkı içinde birden fazla usul bulmak mümkündür. Ayrıca müziğimizde özel bir yeri olan bestesi “Dertliyim, Ruhuma Hicranınmı” (Güfte: Vecdi Bingöl) şarkısında iki makam kullanma ustalığı göstermiştir. Bu eseri Segâh makamında başlayıp Nihavent makamı ile bitirmiştir. 1921 yılında film şarkısı olarak bestelenen bu şarkı, usul yönünden de zengin bir temaya sahiptir. Şarkı serbest başlayıp, düyek ve yürük semai olarak devam etmekte, düyek olarak son bulmaktadır.

Kaynak, 1932 yılında bestelediği ve o yıllarda Safiye Ayla tarafından seslendirilerek ünlenen  “Çile Bülbülüm Çile” şarkısının plak, radyo ve konserlerdeki telif haklarını Safiye Ayla’ya vermiş ve bu şarkı ile anılır olmuştur. Muhayyer makamındaki şarkının güftesi de Vecdi Bingöl’e aittir:          

Sadettin Kaynak’ın ölümünden on iki gün sonra yayımlanan Hayat mecmuasında (16 Şubat 1961) Orhan Tahsin, Kaynak’ın vasiyetini açıkladı. 16 Aralık 1958 tarihinde hazırlanan bu vasiyetnamenin son bölümünde şunlar yazılıdır:

“Peygamber 63 sene yaşadı. Ben de 63 yaşındayım. Allah’tan diliyorum ki bu sene öleyim. Tamam, altı yıl oldu felç geleli. Bu senenin sonunda altı sene dolacak (…) Kabir taşımı Gülfiye yaptırır. Yazılacak şey şudur: ‘Sultanselim Camii Şerifi Başimamı ve Sultanahmet Camii Şerifi İkinci İmamı ve hatibi meşhur bestekâr Hacı Hafız’ın ruhuna fatiha.” Sadettin Kaynak öldüğünde, İstanbul’da Merkez Efendi Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Bir başka kaynakta ise ilginç bilgilere rastlıyoruz: Muammer Karabey, “(…) Dostum Ayhan Atakan merhum, (…) Hafız Sadettin Bey’in kiracısı imiş. Ondan öğrendiğime göre Hafız S. Kaynak bu binayı varlık vergisi sırasında zor duruma düşen Rum asıllı bir şahıstan satın almış. Eski sahibini kiracı olarak kabul etmiş ve ölünceye kadar kira almamış.”

Sadettin Kaynak’ın çok ünlü olan ve dillerden hiç düşmeyen bestelerinın başlıcaları şunlardır: “Benim Yârim Gelişinden Bellidir”, “Tel Tel Taradım”, “Kara Bulutları Kaldır Aradan”, “Muhabbet Bağına Girdim Bu Gece”, “Dertliyim Ruhuma Hicranını”, “İncecikten Bir Kar Yağar”, “Çile Bülbülüm Çile”, “Ben Güzele Güzel Demem”, “Enginde Yavaş Yavaş”, “Gönül Nedir Bilene Gönül Veresim Gelir”, “Leyla Bir Özge Candır”, “Niçin Baktın Bana Öyle”, “Leylakların Hayali”, “Bir Rüzgârdır Gelir Geçer Sanmıştım”, “Ela Gözlerine Kurban Olduğum”, “Yanık Ömer”.

HAKKINDA: İbnülemin Mahmut Kemal İnal / Son Asır Türk Musikişinasları (1958), Ethem Zeki Üngör / Saadettin Kaynak (Yayınlanmış konferans metni,1980), Avni Anıl / Anılar ve Belgelerle Musikimiz (1981), Mehmet Nazmi Özalp / Türk Musikisi Tarihi (1986), Yılmaz Öztuna / Büyük Türk Musikisi Ansiklopedisi (1990), Ahmet Şahin Ak / Türk Musikisi Tarihi (2002), Vural Sözer / Müzik Ansiklopedik Sözlük (2005), Cem Bahar / Musıkiden Müziğe - Osmanlı Türk Müziği: Gelenek ve Modernlik (s. 311, 2005).

YORUMLAR

  • 0 Yorum