Pandemi Süreci Sinema Ve Televizyon Sektörünü Derinden Etkiledi

Sinema ve televizyon sektörü kültür endüstrisinin en önemli araçlarından biridir. Sinema doğrudan ya da dolaylı olarak başka birçok sektörü de etkilemektedir. Sinemanın sadece bireyleri eğlendirmek değil kültür seviyelerini arttırmak, farklı alanlar hakkında bilgi edindirmek, sektörel olarak istihdam yaratmak gibi bir dizi fonksiyonu vardır. Bu bilindik ve sevilen görsel sanat, tarihin belirli dönemlerinde ekonomik, sosyal ve siyasi birçok sıkıntı yaşadı. Fakat bunların hiçbiri pandemi sürecindeki kadar sektörü derinden etkilememişti.

Pandemi Süreci Sinema Ve Televizyon Sektörünü Derinden Etkiledi
10 Nisan 2021 - 11:56
Covid-19 ne yazık ki yazımından çekimine her aşamasında sektöre ciddi yaralar açtı, kayıplar verdirdi. Haberimizde sektörün sıkıntılarını Oyuncu Sedat Erdoğan ile konuştuk. Çukur başta olmak üzere bir çok yapımda rol alan ve Ahmet Mümtaz Taylan’a benzerliğiyle bilinen Sedat Erdoğan, pandemi sürecinde üretim ve sunumda sektörde ciddi bir düşüşün olduğuna dikkat çekti.

Öte yandan oyunculuk mesleğindeki deneyimlerinden bahseden Erdoğan, ‘’Hiçbir dönemde şimdi olduğu kadar zorlanmamıştık. Seyahatler kısıtlı olduğundan yurt dışındaki oyuncular Türkiye’deki meslektaşları ile buluşamadı. Setler iptal edildi, çekimlere ara verildi. Bu durum sektörde istihdam edilen herkesin bütçesini etkiledi. Ben, bir yandan iş adamı kimliğim olduğu için nispeten daha az etkilensem de Almanya’da yaşıyor olduğumdan, ülkemdeki meslektaşlarımla bir araya gelemedim. Bu durumda yeni şeyler üretebilmeyi ve fikir alışverişinde bulunmayı etkiledi.’’ dedi.

Pandemi sürecinde en çok yükselişin dijital platformlarda yaşandığının da altını çizen Erdoğan, Türk oyuncuların bu platformlarda daha aktif olması gerektiğini belirtti. ‘’Sektör ve oyuncular yeni dünya düzenine ayak uydurmalılar, dil öğrenmeliler, çok okumalılar. Her rolü üzerlerine giyebilecek kapasiteye erişebilmeliler.’’ diyerek oyuncuların kendilerini geliştirmelerinin öneminden bahsetti.
Oyunculuk mesleğinin başlı başına zor olduğunu ve bu zorlukların sağlam dostluklarla aşılabileceğini dile getiren Sedat Erdoğan, ‘’Örneğin benim bu meslekte ilerlememe ön ayak olan kişi Aksiyon Yönetmeni ve Oyuncu dostum Uğur Yıldıran’dır. Kendisi ile yolun başından bu yana güçlü bir bağ kurduk. Bilgi ve tecrübe böylece paylaştıkça değer kazandı.’’ ifadelerinin kullandı.

Bu zorlu salgın sürecinin ne zaman biteceğinin kestirilememesi ve 3’üncü dalga söylemleri  zaten yara alan sektörü daha da kırılgan hale getirmektedir. Kamu kurumlarının ve bilinçli bireylerin desteği, sektörün darboğazdan çıkmasına bir nebze de olsa katkı sağlayacaktır.
Bu haber 1339 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum