Çetin ÜNSALAN

Çetin ÜNSALAN

EKOPOLİTİK

3 Milyar TL’lik çılgınlık

24 Şubat 2020 - 02:14

Şimdi şöyle bir düşünmenizi rica ediyorum. Semtinizin belediye başkanı gelse, sizlere, yani ilçede yaşayan esnaf ve sakinlere yönelik, semte lüks bir otel yapacağını ve isteyenlerin bu otelde kalabileceğini söylese ne dersiniz?

 

Eviniz dururken burada özel günlerin dışında kalır mısınız? Tartışılır... Ama böyle bir otelin belki de semti hareketlendireceğini ve dışarıdan gelenlerle ekonomi yaratacağını düşünebilirsiniz.

 

Siz tam buna karar vermeye çalışırken, oteli özel bir teşebbüsün yapacağını ama kaynak bulamadığını belirtse ve ‘pamuk eller cebe’ diyerek, sizden topladığı paralarla otelin inşa edilmesini istese ne dersiniz? Homurtular başlar. Lakin ‘otel gerekli miydi’ sorusunu soranların sayısı azalırken, kaynak tartışmasının öne çıkacağı kesinlik kazanır.

 

Sonra yine fiili durup yaratılarak, sizden alınan paralarla o otel yapılsa, inşa edilse ama inşa edilirken önünüze yeni bir konu daha gelse ve o da ‘bu otel yeterince dolmazsa, parasını yine belediyenin kasasına koyduğunuz paralardan karşılayacağız’ dense ne olur? Gerekli olup olmadığını ve kaynağın cebinizden çıktığını unuttuğunuz otelde bunu tartışmaya başlarsınız.

 

Aradan zaman geçse ve otel bittikten sonra semt sakinlerince beklendiği ölçüde kullanılmasa, boş kalan odaların da parasını belediye bütçesinden karşılamaya devam etseniz ne dersiniz? Eğer bu konuda farkındalığınız varsa söylenir, yoksa da ‘mahalleye ne güzel otel yapıldı’ demeye başlarsınız. Üstelik kalmadığınız odanın parasını ödediğinizi de unutarak.

 

Sonra o belediye başkanı seçim zamanı gelip, bu oteli size göstererek oy istese ne olur? Eğer işin geçmişini unutursanız ‘vay be mahallemizde nasıl da güzel otel var ve istediğimiz anda kullanabiliriz’ diyenlerin sayısı artar. Üstelik eve akşam çorba parası götürmekte güçlük çekmesine rağmen.

 

İşte Türkiye’nin bir seçim öncesinde çılgın projeler diye adlandırılarak sunulan, sonra aynı otel matematiği içerisinde yapılan ve günün sonunda parasını ödediğimiz ama kullanmadığımız otel odaları gibi yapanların övünç kaynağı olan sistem bu.

 

CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar’ın ortaya koyduğunu çılgınlık haline dönüşen iki köprü ve bir tünel ile ilgili durum bunu gösteriyor. 2019 yılında kamu kaynaklarıyla yapılan Osmangazi ve Yavuz Sultan Selim Köprüleri ile Avrasya Tüneli’nden geçmeyen 8 milyon aracın parasını, Hazine ve Maliye Bakanlığı aracılığıyla biz ödedik.

 

Ödedik kurtulduk mu? Hayır... Yıllarca ödemeye de devam edeceğiz. Geçen sene bu iki köprü ve tünel için cebimizden kullanmayanlar nedeniyle tam 2 milyar 735 milyon TL çıktı. Yani 600 milyon dolardan fazla...

 

Yetmedi; köprülerin ve tünelin geçiş ücretlerine zam yapıldığı için, yıllardır değişmeyen geçiş ücretlerini dikkate aldığımızda yıl sonunda ödeyeceğimiz paranın da 3 milyar TL olması tahmin ediliyor.

 

Şimdi tekrar başa dönüp soruyorum: Sizce bu çılgınlıklar övünülecek mi; yoksa iktisat kitaplarında yapmayın diye okutulacak bir şey mi?

[email protected]

Bu yazı 124 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum