Çetin ÜNSALAN

Çetin ÜNSALAN

EKOPOLİTİK

Altın değerinde fırsatçılık

17 Mart 2021 - 02:36 - Güncelleme: 17 Mart 2021 - 03:16


Kuyumculuk sektörü uzun zamandır bir yönetmelik derdine düşmüş durumda. Çünkü her önüne gelenin esnaf olarak bu mesleği icra etmesi, bilgi birikimi gerektiren bu alana cahilce girmesi, kötü niyetlilerden sahteciliğe kadar birçok problemi ve beraberinde mağduriyeti doğuruyor.

Şimdi bir yönetmelik söz konusu... Bir taslak niteliğindeki bu yönetmelik hazırlanırken, araya sokuşturulan bir madde, kaş yapayım derken göz çıkarttı. Şayet madde geri çekilmez ve itirazlar dikkate alınmazsa ortaya çıkacak iki sonuç olacak.

İflaslar ve kayıtdışı... Ne isteniyor? Türkiye genelinde tüm kuyumcuların, yani yaklaşık 40 bin kuyumcunun 500 gram değerinde altını kamu bankalarına teminat olarak yatırması...

Yatırmakla iş bitmiyor. Bunu asla kullanamayacaklar, çekemeyecekler ve işleyemeyecekler. Sadece faizini alabilecekler. Bu yolla kasası tam takır olan Hazine’ye 8,4 milyar TL kaynak aktarılacağı konuşuluyor.

Mesleği bilmeyenlerin yapmasının engellenmesi talebini alıp, terse çevirip, sonra da sektöre salma olarak sunan zihniyet ise bize çok şey anlatıyor. Öncelikle önümüzdeki dönemde yeni salmaların zorlanacağını gösteriyor.

İkinci olarak herhangi bir hakkaniyet de gözetilmediği görülüyor. Velev ki bu teminat talep edildi. Adama sorarlar: Etiler’deki ile Gültepe’deki, Kapalıçarşı’dakiyle Yozgat’daki kuyumcu aynı mı?

Ne geliri, ne hacmi hiçbir eşitlikleri yok. Ama o kadar aceleyle sokuşturulmuş bir maddeden söz ediyoruz ki, bu ayrıntı bile düşünülmemiş. Öyle bir teminattan söz ediyoruz ki, iki sezonu kaçırmış, pandemiyle darbe yemiş, sektörel buluşmaları ertelenmiş ve iş hacmi önemli ölçüde düşmüş esnafa darbe vurur.

Bazı noktalarda esnafın sermayesini bile aşan rakamlardan söz ediyoruz. Böylesine izansız, böylesine akıl dışı bir uygulamanın madde olarak o metne girmiş olması bile, aslında reel sektöre ne kadar uzak olunduğunu gösteriyor.

Üstelik bundan kaçış da yok. Çünkü teminatı yatırmayanların kuyumculuk yapmasına da izin verilmeyecek. Ankara’da oturduğun yerden karar alırsan sonucu bu olur. Ayrıca teminatı yatıranların da kayıtdışına itilmesi işten bile olmaz.

Esasen ekonomik paket açılıp, geleceğe yönelik bazı mesajlar verilmeye çalışılırken bu tavır ne anlatıyor biliyor musunuz? Dert, reel piyasaların toparlanması, esnafın ayakta tutulması falan değil.

Her fırsatta tam takır kasaya para koymanın yollarını arayan bir yaklaşım sergilenmesi... Bir ülkenin ekonomisinde paradan daha kıymetli ya da tehlikeli olan budur. Sizin yaklaşımınız sonucu belirler.

Ve üzülerek görüyoruz ki, bu hükümetler silsilesinin yaklaşımında en ufak bir düzelme yok. Neden mi?

Baksanıza bütçe fazlası verilen ayda bile gelirleri ÖTV’den ve ithalattan kaynaklanan KDV’den elde etmiş. Bunun karşılığında da faiz giderleri yüzde 29 artmış. Şimdi yanıtı siz verin.

Bu ekonomi yönetimi reel sektörün mü; finans piyasalarının mı dostu?

[email protected]
 

Bu yazı 244 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum