Çetin ÜNSALAN

Çetin ÜNSALAN

EKOPOLİTİK

Bütçe açığının konuşulmayan yanı

21 Ocak 2021 - 00:48 - Güncelleme: 21 Ocak 2021 - 00:57


2020 yılının bütçe açığı 172,7 milyar TL olarak gerçekleşti. Açıklamayı bizzat Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan yaptı. 2020 bütçe açığı hedefi 138,9 milyar TL idi. Yani düz hesap öngörülenden 33,8 milyar TL fazla açık verdik.

Buraya kadar çok anormal bir şey yok. Zaten bütçe açığını kapatmak şöyle dursun, hedeflenen açıkların bile hiç tutturulamadığını bildiğimiz için meseleyi sadece üzülerek kapatabilirdik. Nasılsa bu açığın hesabı verilmeyecekti.

Hadi biraz daha iyi niyetli davranalım ve pandemi senesi diyelim. Hoş ortada bütçe açığını patlatacak dramatik bir yardımdan da söz etmek mümkün değil ya neyse. Çünkü yardım diye sunulanların tamamı bankaların sırtına kredi olarak yüklendi ve herhangi bir borç silinmediği gibi sadece alacaklar ötelendi.

Fakat tüm bunların tartışılması engellendi. Çünkü Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, 239,2 milyar TL yerine 172’de kalmakla övünüp, bir de üzerine 66,5 milyar TL tasarruf yapıldığını söyleyince işin detayı güme gitti.

Öncelikle şunun altını çizeyim ki, görev değişiminden sonra Albayrak döneminde yerle yeksan edilen kurumların kredibilitesini geri kazanma çabası, bu açıklamayla mahvedildi.

Zaten istatistiklerdeki inandırıcılığın tamamen ortadan kalktığı, bunların düzeltilmesi gereken bir süreçte, böyle bir açıklama bir çuval inciri berbat etti. Yani faizi yükseltmiş olmak, daha temkinli görüntü vermek tek başına fayda getirmez. Ne yaptığınıza, ne söylediğine bakarlar. Özetle bu açıklama olmadı.

Şimdi mesele buraya kadar tartışıldı. Ama iç detaylara kimse bakmadı. Ne gündeme geldi? 239 milyar TL’lik açık sadece bir tahmin, esas olan kabul edilen bütçedeki 139 milyar TL’dir. Yani ortada tasarruf falan yok. Zaten biraz aklı olan da bunu görüyor. Ama asıl bu açıklamalarda tartışılmayan boyutlar var; onu açalım.

239,2 milyar TL açık verileceği tahmini ne zaman yapılmış? Eylül 2020... İşte tartışılmayan yan bu. Yani dolar / TL’de Ekim fırtınasının yaşanmasından önce. Dolar / TL kuru o gün ne idi? 7,36... Bugüne yakın denilebilir mi?

Demek ki Kasım ayındaki görev değişiminden önce dolar konusundaki ümitler tamamen kaybedilmiş. Tahmin, açık için yuvarlak hesap 240 milyar TL ise, aynı şartlar altında dolar karşısında bütçenin yüzde 38,5 daha yıpranacağı öngörülmüş olabilir mi?

Ekim ayında yaşananları göz ardı etsek bile, muhtemel kurun ekonomi yönetimi nezdinde yıl sonu için 9,74 civarı öngörüldüğü sonucu çıkmaz mı? Sonra ne oldu? Merkez Bankası ve Hazine Bakanlığı’nda değişim oldu; faiz arttırıldı ve geçici de olsa kur dizginlendi. Yüzde 7’ye yakın faiz artışıyla...

Halen de sorun aşılmış değil. Serserinin de serserisi sıcak paradan umut beslenecek noktadayız; herkes bu gerçeğin farkına varsın.

Bitmedi... Doları bir tarafa bırakalım. Bütçe açığı gelir ile giderin arasındaki farktan kaynaklanmaz mı? Aktif ve pasif farkı yani. Peki biz borç yapılandırmasına gitmedik mi? Bakan’ın ifadesiyle tahsil edilemeyen 500 milyar TL var.

Şimdi Ocak ayı sonuna kadar uzatılmış olsa da, 31 Aralık itibariyle yapılan yapılandırma açıklaması neydi? 6,5 milyon mükellef yapılandırma için başvurdu. O tarih itibariyle yaklaşık 75 milyar TL alacak yapılandırıldı. Nakit girişi de 1 milyar TL’nin biraz üzerinde.

Diyelim ki yapılandırılanların tamamını tahsil ettik. Geriye tahsil edilememiş 425 milyar TL kalıyor. Ocak sonunda bu rakam neyi bulur bilinmez. Ama çok büyük farklar olmayacağı açık. Hadi diyelim ki 25 milyar TL daha yapılandırıldı. Tahsil edilemeyen para ne? 400 milyar TL.

Haciz yoluyla tahsili mümkün mü? Denenebilir; ama sonuç vermez. Aksine e-hacizle bir de alacak zincirini daha büyük kırılmaya uğratırsınız. O zaman Bakan Elvan’ın tasarruf mantığından yola çıkarsak şu tez tahminden daha gerçekçi değil mi?

172,7 milyar TL açık, 400 milyar TL tahsil edilemeyen alacak. Toplayın bakalım gerçek bütçe açığı ne yapıyor?

[email protected]

Bu yazı 276 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum