Çetin ÜNSALAN

Çetin ÜNSALAN

EKOPOLİTİK

Cepteki gerçekten telefon mu?

31 Aralık 2020 - 16:14

Yeni yıl, genellikle umut, heyecan, mutluluk demektir. Bir yılı daha geride bırakmanın hüznü bir tarafta, yeni bir yıla girmenin taşıdığı ümitler öte tarafta insanları farklı duygular içerisine iter.

Bu işin duygusal tarafı... Bir de madalyonun tersine baktığınızda maddiyat ön plana çıkar. Alınacak zam oranları eskiden en önemli başlıklardan biriydi. Bugünlerde insanlar bir işi olduğuna şükredecek hale geldi.

Nitekim çalışanın da geçinemediği, alım gücünü kaybettiğini biliyoruz. Ama bunlarla birlikte son yıllarda yılbaşı demek, artacak faturalar anlamına geliyor. İğneden ipliğe her şeyin zamlandığı, ama gelirin o zamlar kadar artmadığı süreçte de yılbaşının hemen ertesinde vatandaşı alır bir düşünce.

2020 yılını geride bıraktığına üzülen olmuş mudur bilemiyorum. Genele baktığınızda üzülen olacağını sanmam. Gerçekten tatsız bir seneydi. Ama buna farklı bir açıdan da bakmak gerekir.

Ekonomik olarak ele aldığınızda sıkıntılar olduğu kadar, bir geçiş sürecinin de yaşandığını hepimiz iliklerimize kadar hissettik. Dünyada yeni bir ekonomi modeline geçişin yüksek sesle gelen adımlarını yaşadık.

Meseleye buradan baktığımızda ise kendimize şu soruyu sormamız gerekmez mi? İşin sağlık boyutunu bir kenara koyarsak, bu seneden ne ders çıkarttık? Yeni gelen ekonomiyi ne kadar anladık?

Halen bazı kafa karışıklıkları var. Mesela bunun en güzel örneği, bütçe açığından canın yanan kamu idaresinin, trafikte 10 km. hız yapamayan araçlara bile ceza yollayıp, hız limitini kaçla aştığını bile söylemeyerek makbuzu ulaştırdığı yaklaşım. Benzeri cep telefonlarına da aynı muamele yapılarak sergilendi. Dert para toplamak olunca, diğer başlıklar düşünülmez oluyor sanırım.

Yurtdışından, ticaret amacıyla değil, yolcu yanında getirilen cep telefonlarının harç miktarı 2 bin 6 TL oldu. Şimdi bazıları diyecek ki ‘lüks telefon kullanmak bizim neyimize?’ İşte bu soruyu soranlar geçen yüzyılın insanı olarak halen aramızda dolaşıyor.

Buradaki toplama telefonları montajlayıp yerli sayamayız. Gerçekten bir üretim yaptığımız da söylenemez. O zaman telefon konusunda dışa bağımlıyız. Bunu tersine çevirecek politikaları oluşturmalıyız.

Şimdi bunlar işin ideali. Tekrar vergi ve harç miktarına dönecek olursak sizce bu yaklaşım doğru mu? Dış ticaret açığının içinde, öyle zannedildiği gibi önemli bir pay almaması bir yana, kendimize şu soruyu sormamız gerekmez mi?

Cepteki gerçekten telefon mu? Bundan 20 sene önce yapılacak kahvehane sohbetlerini bugüne uyarlayıp, lüks telefon sohbeti yapmak biraz akıl dışı oluyor. Şunu kabul ediyorum ve eleştiriyorum. Tüketicide çok ciddi bir bilinç sorunu var.

Amacının ötesinde ürünlere, kimlik kazanmak için para döken insan sayısı az değil. Ama uzaktan eğitimin, elektronik ticaretin konuşulduğu, ekonomiden bilgiye her şeyin cebe girdiği ve cepteki ürünle iş yapıldığı bir ortamda konuya farklı yaklaşmamız gerekmez mi?

Ceptekine sadece bir telefon gözüyle bakmak, çok fonksiyonel bir telefona, hiçbir özelliğini kullanmadığı halde yüksek bedeller ödeyen vatandaşın bilinç düzeyi ile aynıdır. Burada bir yandan tüketiciyi bilinçlendirmek, bir yandan da yerli üretimi teşvik etmek gerekir. Ama o orta ve uzun vadeli bir iş.

Bugün ekonomiden eğitime, toplantılardan bilgi akışına, iş yapış modellerinden süreç takiplerine kadar her şeyin yapıldığı cihazlara telefon muamelesi yapıyorsak, zaten konuyu anlamamışız ve gönderdiğimiz 2020 ile ilgili kafa yormamışız demektir.

Ne diyeyim? Yöneteninden kullananına bilinçlenmenin olduğu, ithalatı yasaklarken önce yerli alternatifini oluşturacak planlamaların konuşulduğu bir yıl gelsin. Hepinizin yeni yılı kutlu olsun.

[email protected]

Bu yazı 855 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum