Çetin ÜNSALAN

Çetin ÜNSALAN

EKOPOLİTİK
[email protected]

Ekmek bulamıyorsan konut al

10 Mayıs 2022 - 12:36

Ülkede vatandaşın ekonomik çilesi nihayet, iktidar nezdinde kabullenilmeye başlandı. Elbette bunu bir sorunu kabul etmek olarak nitelendirmek güç. Çünkü halen geçinmekle ilgili problem yaşandığı kıvamından öteye gidilemiyor.

Bu noktaya kadar gelindiyse emin olun, artık rakamlarla saklanamayacak, kulakları sağır eden sessiz bir çığlığın yansıması olduğu çok açık söylenebilir. Önce Hazine ve Maliye Bakanı Nebati, sıkıntılar olduğunun farkında olduklarını dile getirdi; ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan Kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamada hayat pahalılığının yarattığı sıkıntıları ifade etti.

Türkiye’nin şu an itibariyle bir numaralı sorunu bu. Son günlerin sıcak tartışma maddelerinden biri olan göçmen sorunundan ücretlerde iyileşme ihtiyacının kabülüne kadar hepsinde tahammül edilemez ekonomik açmazların etkisi var.

Ama bundan da önemlisi, sorunların başına geçim sıkıntısı koyup, acil tedbirler alınmazsa insanların mağduriyetinin arttığı bir resim içinde, iç piyasanın daralmasından banka borç ödemelerinin aksamasına kadar geniş bir yelpazede iktisadi sorunları da tetikleyecek kadar önemli bir başlıktan söz ediyoruz.

Peki insanlar nasıl rahatlatılır? Mesela Japonya, elektrik faturalarının yüzde 60’ın geri ödemek ve aradaki maliyeti de yüzde 90 oranında elektrik şirketlerine vergi olarak yansıtarak finanse etmek gibi çözümleri tartışıyor.

Biz ne yapıyoruz? Kabine toplantısı sonrası durumun kabulünün ardından ekmek bulamayan insanlara ev satmayı öneriyoruz. Yani günde 3 ekmek alsa aile bütçesi hasar görecek kişilere, 2 milyon TL’lik ev alırsa destek vereceğimizi söylüyoruz.

Oysa buna gelene kadar ev kiralarını mercek altına alın. İnsanlar bırakın ev almayı, ev kiralarını ödeyemiyorlar. Hatta son artış eğiliminden sonra, en doğal anayasal hakları olan barınmayı giderecek, kirasını karşılayabileceği ev bulamıyorlar. Yetmiyor, hali hazırda oturanlar da ev sahipleri tarafından taciz edilerek, kira yükseltme talebiyle karşı karşıya kalıyorlar.

Siz hem geçim derdiyle ilgili sıkıntı olduğunu söyleyeceksiniz, ardından da her zaman olduğu gibi meseleyi konut satmaktan ibaret görerek, elde avuçtaki kaynakları inşaat sektörü temelli kullanıp, bunu da insanlara müjde diye sunacaksınız.

Bu ülkede reel sektör denilince inşaattan başka bir şeyin akla gelmemesine alışıldı ama vatandaşın ihtiyacı denilince akla konut gelmesini nasıl anlayacağız? Çünkü bu alışılabilir bir durum değil.

Çocuğunun ihtiyaçlarını karşılayamayan, işi varsa açlık sınırı civarında gelir elde eden, yoksulluk sınırının yakınından bile geçemeyen insanlara, gelirini belirleyen enflasyonu oluşturan sepette elektrik giderlerini yok sayıp, 2 milyon TL’lik konut önermek hangi mantığın ürünü? Belki de asıl sorun bu. Mantığın bitti yerdeyiz; o zaman da sıra çözüme gelmiyor.

[email protected]
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum