Çetin ÜNSALAN

Çetin ÜNSALAN

EKOPOLİTİK

Ekonomi, çizgi film değildir

25 Haziran 2020 - 00:38

< Ülkenin ekonomi algısında temenniler ile öngörüler birbirine karıştı. Tıpkı dolduruşa getirmekle, motive etmek arasındaki fark gibi. Hemen her konuda ‘dünya batarken biz çıkacağız’ söylemi ile sorunların üzeri örtülüyor.
 
Bir tarafta ihracat patlaması bekleyenler, öte tarafta büyüme ile ilgili ayrışacağımızı söyleyenler, bir yanda Çin’in batmasının bize fırsat yaratacağını anlatanlar öte yanda endekslere bakıp konkordatoları görmeyenlerin gölge oyunu içerisindeyiz.
 
Her şeyin kötüsünü elbette görmeyelim. Ama gerçeğini görelim. Çünkü tüm bunları söyleyenler ‘peki nasıl’ sorusunun yanıtını veremiyor. Çok sıkışırsa Türkiye’nin şerbetli bir ülke olduğuna dem vurarak topu taca atıyor.
 
Dünya ekonomisi bugün kim ne derse desin Çin ve ABD dengesi üzerine gidiyor. Bu iki ülkeden birinin ekonomik olarak kötüleşmesi, diğerlerinin de dünya ekonomisinin de darbe yiyeceği anlamına gelir.
 
Yine artan bir korumacılık eğilimi içerisinde, bunun etkilerinden ayrışarak yürüyeceğini zannetmek büyük bir akıl tutulmasıdır. Bizim özelimize baktığımızda Avrupa Birliği ekonomisinin daralma riski taşıması bugün itibariyle ölümcüldür.
 
Dünyada paranın maliyetlendiği bir ortamda, projeler üreterek değer yaratıp finans çekmek dururken, halen sıcak para telaşı içerisinde sağa sola savrulmak aymazlıktır. Siz enflasyonu, işsizliği, reel sektörün dengelerini görmezden gelerek ya da rakamlara inanarak gerçeği yok edemezsiniz. Sadece faturayı ağırlaştırırsınız.
 
Mesela Bakan Albayrak V şeklinde bir ivmeyle ekonominin düze çıkacağından bahsediyor. Dünya kendi adına bile buna inanmıyor. Dünyaya bu kadar entegre, sattığı üründen aldığı ara malına, turistten finansman ihtiyacına kadar her şeyini dünyaya bağlamış bir ülkenin hızlı bir çıkışı yakalayacağını nasıl öngörüyorsunuz?
 
İşte aslında işin sırrı burada. Habercilikte çok kullanılan 5N 1K, hiçbir konuda karşılık bulmuyor. Söylemlerde ‘bence’ ifadesi bile kullanılmadığı gibi, dünya sanki bizim etrafımızda dönüyormuş gibi bir eda takınılıyor.
 
Türkiye ekonomisinin büyüklüğü dünya ekonomisinin içerisinde yüzde 1’i bile bulmazken, dünyadaki gelişmelerden ayrışacağını düşünmek bir akıl tutulmasıdır. Aynı zamanda alınabilecek önlemleri, yapılacak planlamayı, hasar azaltıcı girişimleri engellerken, bu fotoğraf içerisindeki avantajlı yönlerimizi ve potansiyelimizi de yok etmek anlamına gelir.
 
Fakat sorun tam da burada. Bir arabesk ruh içerisinde dünyadan üstün olduğunu ya da dünyanın sana karşı olduğunu düşünür ve buna yönelik hareket edersen, sonuçta ağlarsın. Ekonomi analitik bir bakış açısı ister.
 
Bizde ise işler kötü gittiğinde çizgi filmlerdeki gibi hava güneşliyken üzerinde kara bulut ve yağmur gezdiğini, yağmur yağarken de bir bizim üzerimize düşmeyeceğini düşünmek gibi komik bir yaklaşım var. Oysa bu bir çizgi film değil. İş, aş ve ekmek meselesi. Lütfen artık ciddiye alın.
[email protected]
 

Bu yazı 480defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum