Çetin ÜNSALAN

Çetin ÜNSALAN

EKOPOLİTİK

Hamle doğru; sonuç da öyle olsun

30 Kasım 2020 - 11:56

Ekonomi yönetiminin reel sektör buluşmaları başladı. Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Merkez Bankası Başkanı ile birlikte, son derece doğru bir tavırla basına kapalı bir görüşme trafiği yürütüyor.

Elbette bir gazeteci olarak basına kapalı olmasını destekliyor değilim. Fakat durumun hassasiyeti, acil yapısı, gerçeklerin tüm çıplaklığıyla konuşulabiliyor olması adına bunun da zorunlu olduğunu düşünüyorum.

Derdimiz sorunun aşılması ise ve sonunda nitelikli bir çözüm dinleyeceksek ben buna razıyım. Hatta bu görüşme silsilesinde Adalet Bakanı’nın da bulunmasını önemsiyorum. Zira hukuksuz ve adaletsiz ekonomi çözüm getirmez. Elbette ‘bize göre’den değil, gerçek bir adaletten söz ediyorum. Ama bunların hiçbiri koşulsuz bir destek anlamına gelmesin.

Şayet konuşmak yerine dinliyorlarsa, gerekli notları alıp, ihtiyaçları belirleyerek, kısa, orta ve uzun vadeli bir projeksiyon için adım atmaya niyetlilerse ve tüm bu trafik sonucunda sahte rakamlarla, sahte hedefler üzerinden, birbirimizi kandıracak bir sonuç çıkmayacaksa bence önemli.

Hamle son derece doğru, ama göstermelik olursa telafisi yok. Çünkü uçurumun kenarındayız. Burada yapılacak bir hata yüzlerce firmanın iflasından patlayacak işsizliğe, kırılan alacak / borç zincirinin darmadağın olmasından bütçe gelirlerinin çökmesine kadar geri dönüşü olmayan sonuçlara neden olabilir.

Durum bu kadar vahim olduğu için de, çalışanların da işverenler kadar dinlenmesinin, tüketiciye mutlaka söz verilmesinin, niyet ya da hamaset kokan konuşmalardan çok, gerçeklerin dile getirilmesinin kritik önemde olduğunu düşünüyorum.

Hatırlayacağınız üzere, daha önce ‘susma ve dinleme zamanı’ başlığıyla bu konuda fikirlerimi paylaşmıştım. Hayalperest değilim. AKP hükümetlerinin bugüne kadar ekonomiyi nasıl yerle yeksan ettiğini biliyorum. Korkudan kimsenin gerçeklerle yüzleşemediği de malum. Şapkadan tavşan çıkacağı ya da mucize formüller bulunacağını da yok.

Ama bu köprüden önceki son çıkış. Mühür kimdeyse Süleyman odur. Ekonomi yönetimi bir önceki gibi tepeden bakan, gerçek olmayan durumları baskılayarak kabul ettirmeye çalışan ve kendi hayal dünyasında yaşayan bir tavır sergilememeli. Nitekim şu ana kadarki tavır da umut veriyor.

Fakat benim ekonomi yönetimine bir tavsiyem daha var. Gittiğiniz kurumların yönetim kadrolarını da az konuşturun. Mümkün mertebe geniş temsile önem vermenizi öneririm. Yani kaybedecek bir şeyi olmayanları konuşturun.

Şayet onları hoşgörü içerisinde dinler; sahte rakamları gerçeklere çeker; kısa vadede ara formüller bulup, orta ve uzun vadede gerçekten üreten, ürettiğinden para kazanan bir ekonomi modeli için planlama yaparsanız bu ülkede kaynak da bulunur; başarılı bir reel sektör gerçeği de ortaya çıkar.

Reel sektörden sadece patronları kast etmiyorum. Ben çalışanından işverenine kadar herkesi bu ordunun askerleri olarak görenlerdenim. Zaten onlar, ‘Şu çılgın Türkler’ gibi kumar ekonomisine karşı, üretim ekonomisini ayakta tutmaya ve her şeye rağmen üretim yapmaya çalışarak; büyük ama yalnız bir mücadele veriyorlar.

İnandırıcılığınız Sağlık Bakanı’na dönerse; dinlemek yerine dikte ederseniz; piyasalardan finansı anlarsanız, yani finansı enstrüman, reel piyasaları aktör yapmazsanız; iş yapmak yerine geleneksel AKP yöntemiyle hamaseti tercih ederseniz; doğruları Cumhurbaşkanı’na rağmen savunmazsanız sadece bu tabloyu daha da ağırlaştırırsınız.

Hamle doğru, sonuç da öyle olsun. Çünkü bir şeylerin değişebilmesi için bu, son şansınız. Yanlış anlamayın şansımız değil, şansınız. Bu Millet, dün olduğu gibi yine faturayı üstlenip yeni bir iktidar da, kaynak da bulur.

Ama siz bunu Anavatan Partisi ya da 57. Hükümet kadar görürsünüz. Siyasiler geçici devlet ve Millet kalıcıdır. Bu şansınızı iyi kullanın; çünkü Millet sefalet noktasında. Hem de Dünya Sefalet Endeksi’nde, 2020 yansıması olmadan, 2019 itibariyle 95 ülke içinde 5. sırada yer alacak kadar.

[email protected]
 

Bu yazı 269 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum