Çetin ÜNSALAN

Çetin ÜNSALAN

EKOPOLİTİK

Petrol ikinci faz mı?

11 Mart 2020 - 00:06

<

Herkesin dilinde 2020 senesi... Bu yılın iyi başlamadığını arasında konuşan insanları siz de görüyorsunuzdur. Hatta belki siz de bu sohbetlere dahil oluyorsunuz. Peki sorun 2020’de mi, yoksa biriken problemlerde mi?

 

Suriye meselesinde yaşananlar ile ilgili yeni seneyi suçlayabilir misiniz? Yıllarca ihmal edilmiş depreme dayanıklı yapılanma konusunda 2020 mi hatalı? Halen deprem vergilerinin nerede olduğunu bile bilmiyoruz.

 

Çin – ABD – AB üçgeninde yaşananlar birden bire mi ortaya çıktı? Arap Baharı denilen banker cehenneminden bugüne kadar ortaya çıkan gelişmeleri yok mu sayacağız? Ya da 2 binli yıllarda parasal genişlemeyle tüketimin kredi ile körüklenmesini, bunun arz fazlası yaratmasını ve musluğun kesildiği noktada ekonominin korumacılığa dönmesini anormal mi bulacağız?

 

ABD ve AB arasında otomotiv sektöründe emisyon ile başlayan, sonrasında internet ekonomisine sıçrayan, Ukrayna üzerinden Rusya’yı içine alan ve birden bire Çin ile ABD’yi karşı karşıya getiren bu süreci tesadüfle veya 2020 yılının iyi gelmemesiyle mi açıklayacağız.

 

Bakmayın siz bazılarının bunları Merkür Retrosu ile açıklamasına... O bir masalın size sunulan popüler gündeminden başkası değil. Birikmiş hataların sonuçlarını yaşadığımız ve muhtemelen de yama tutmayan dünya ekonomisinde daha çok yaşayacağımız bir sürecin içerisindeyiz.

 

Şimdi virüs ile ilgili gündemi sürdürürken, birden bire petrol fiyatları gündeme geldi. Bir anda varil fiyatının Brent’te 50 dolardan 30 dolarlar seviyesine düşmesi sizce normal mi? Yoksa düşen ekonomik hacme rağmen, ABD’nin baskısıyla petrol arzını kısmayan Suudi Arabistan’ın bunda hiç parmağı yok mu?

 

Son petrol operasyonu, Çin ile birinci faz anlaşması yapıldıktan sona belki tesadüf belki değil, gerçeğini hiçbirimizin bilemeyeceği Çin’deki virüsün üzerinden Çin yaptırımına dönüşen süreçte, Rusya’yı da köşeye sıkıştırıp Suriye üzerinden Doğu Akdeniz operasyonunu yönetmekten başka bir anlam taşımıyor.

 

İşin stratejik ekonomik boyutu bir kenara bu sürecin bizim için petrol fiyatları bakımından nefes aldıracağı bir dönem olabilir. Ama sanmayın ki vatandaşın cebine yansır. Çünkü üzerindeki vergi yükü o kadar ağır ki, zaten dert vatandaşı, reel sektörü rahatlatmak olsaydı çoktan yapılırdı. Belki biraz kamu bütçesine nefes aldıracaktır.

 

Ama sadece biraz... Zira arkasından reel sektörü, iş hacmini, alternatif pazarlar gerçeği etkileyeceği için, getirdiğinden çok götüreceğinden şüphe yok. Bence petrol yaptırımlar silsilesinin ikinci fazını oluşturuyor.

 

Fakat tüm bunların bumerang etkisi yaratacağından kimsenin şüphesi olmasın. Bu kadar çok bilinmezliğin olduğu, entegre bir ekonomide kimseye tek başına yara veremezsiniz. Sonuçta kaybeden herkes olur.

 

Sadece bir tek şey konuşulmaz. Asıl savaşın İngiltere ile ABD arasında yaşandığı... Petrol sadece bir faz... Buna yenisi eklenene kadar; emin olabilirsiniz. Bence yüzyılın ilk çeyreği bu kayıkçı kavgası ile geçecek. Hesabınızı buna göre yapmanızı öneririm.

 

[email protected]

YORUMLAR

  • 0 Yorum