Çetin ÜNSALAN

Çetin ÜNSALAN

EKOPOLİTİK
[email protected]

POS pazara düştü

21 Nisan 2022 - 07:28

Kredi kartı ile alışveriş hayatımızın bir parçası haline geldi. Bunun kayıtlı ekonomi için önemli olduğunu biliyoruz, ama finansal okuryazarlığı olmayanlara dağıtılan ve geliri noktasında çaresiz bırakılan insanlarda bu yaygınlaşmayı yaparsanız, borç batağı yaratırsınız.

Genellikle modern ekonominin bir unsuru olarak gösterilen kredi kartı, ne yazık ki bizim ülkemizde kredi olarak kullanılan yapısıyla çaresizliğin tezahürü haline geldi. Daha önce bakkala veresiye yazdıranlar, bankanın kredi kartını kullanma aşamasına geçince, sonuçları itibariyle bankaların Bakkal Amca kadar anlayışlı olmadığı gerçeğiyle karşılaştılar.

Bu nedenle zaman içerisinde kredi kartı batağını yeni bir kredi kartıyla, onun da yetmediği noktada ihtiyaç kredisiyle kapatma yöntemi uygulandı. Sonuç 20 yılda finans kesimine borç 6,4 milyar TL’den 1 trilyon 50 milyar TL’ye ulaştı.

Elbette böylesi bir manzara zaman içerisinde bilinçli insanları kredi kartından uzaklaştırdı. Sonra pandemiyle birlikte temassız uygulamasıyla birçok kişinin tekrar karta döndüğünü gördük.

Zaten ardından gelen azalan alım gücü, artan fiyatlar, gelir kurgusundaki bozulma da çaresizliği tetikledi. Yani özetle şu tespitin altını çizelim. Bizdeki kredi kartı kullanımı, genellikle bilinçlenme neticesinde ve ödeme kolaylığı nedeniyle değil, gelirin yetmemesi nedeniyle borcun vadeye yayılması amacıyla kullanılır.

Dün girdiğim bir bakkal ekmek alacağımı söylediğimde ödeme yaparken, ‘kredi kartı değil umarım’ dedi. ‘Nasıl yani’ diye sordum. Son dönemde ekmek alanın bile temassız uygulamayla kredi kartıyla ödeme yapmasından yakındı.

Bazı yerler ya da meblağlar vardır ki orada kredi kartı geçmez. Bu hem rakamların küçüklüğünden, hem alışkanlıktan, hem de POS maliyetinin ağırlığından kaynaklanır. Mesela umumi tuvalete gidip kredi kartıyla ödeme yapamazsınız. Yine pazara gidip parça parça aldığınız her şeyin bedelini nakit ödersiniz.

İşte tüm bu gerçekler ve teamül dolayısıyla ‘pazara POS girmedi; düştü’ ifadesini kullandım. İstanbul Pazarcılar Odası Başkanı Mesut Şengün bir açıklama yaptı ve vatandaşın durumunu paylaştı.

“Artık sayı ile meyve sebze alınıyor. Biz de müşteriyi markete kaptırmamak için POS cihazına geçtik.” Söylem bu... Yani vatandaş hem tane ile alışveriş yaparak adetleri küçültmüş ki bizde meyve sebzede bol kepçe alım yapılırdı. Hem de nakit ödemeye gücü olmadığı için kredi kartına geçmiş, daha garibi kısa süre önce teklif etseniz yüzünüze ters ters bakacak pazarcı esnafı da buna uyum sağlamış.

Hangi koşullarda? Türkiye Banaklar Birliği’nin verilerine göre: “Geçen yıl ilk iki ayda 132 bin kişi kart ve kredi borcundan takibe düşerken bu yıl sayı 367 bine çıktı. Şubat sonu itibarıyla toplamda 4 milyon 138 bin vatandaş yasal takipte bulunuyor.” Haber ortada... Sizce yoksulluğu ve çaresizliği anlatan daha anlamlı bir alarm var mı?
[email protected]
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum