Emel SEÇEN

Emel SEÇEN

360 Derece İstanbul

Bağımsızlık

25 Nisan 2020 - 13:24 - Güncelleme: 25 Nisan 2020 - 17:35

Matematik 0 ile 1 arasında ki işlemsel, hatta bugün kullanılan bilgisayar(klasik) işletim sistemi, kuramı da bunun üzerinden yürür. Yani klavyeye bastığınızda, işlem bu sistem üzerinden döner. Kuantum deniliyor ancak 1-0 sistemi gibi dengeli işlem yapılan ve sabit bir diske bilgilerin kayıpsız çalışması sürecine henüz ulaşılmadı ancak süper işlemler yapılabiliyor.
Peki, matematik sayılar ekseninde, 0ile1 deyince, mesela Yüzyıl yani ASIR’a bakalım.
Yüz yıl veya asır, 1 yılı ile başlar ve 00 yılı ile biter. 0, başlangıç kabul edilir ve takip eden an 1. yıldır. Önce bize verilen tarihin kaç basamaklı olduğuna bakılır ve sonra basamak sayısı bir ya da iki ise o tarih 1. yüzyıla aittir.
Basamak sayısı üç ise yüzler basamağına 1 ilave edilir ve o tarihin, hangi yüzyıla ait olduğu anlaşılır.
Basamak sayısı dört ise binler ve yüzler basamağı bir bütün olarak alınarak o sayıya bir ilave edilir ve o tarihin hangi yüzyıla ait olduğu tespit edilir.
Yani milenyum falan atladık da, arada basamaklar var…
Mesela çok basit, bugün ilk Cumhurbaşkanımız kim? desek sokaktan geçen vatandaşa, kafası karışabilir. Hala mı? Maalesef hala!
O zaman biz severiz; Muhteşemliği, İhtişamlığı. Yüzyıl diyelim. Katıksız. 22.Yüzyıl ne zaman başlayacak, dersek?
22. yüzyıl, 1 Ocak 2101 tarihine başlayacak.
22. yüzyıl, 31 Aralık 2200 yılında bitecek.
Biraz karışık mı oldu? Normal ama biz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizler için hazırladığı (1930 tarihinde yazıldı, 1933 basıldı)ne, MEDENİ BİLGİLER kitabını okuduk. Eleştirilere çok açık bir insan olan BAŞÖĞRETMEN ATATÜRK, kendisine dinsiz denilmesini göze alarak, eleştiri getirmişti. Neydi bu? Bilim ve Aklı temel alan, çağdaş ve demokratik bir yurttaş bilinçlendirmesiydi.
Ne de, 1936-1937 yıllarında Dolmabahçe Sarayında yazdığı, Geometri biliminin daha anlaşılır olmasını sağlamak için sadece 44 sayfa ve çocuklara rehber niteliğinde, aynı zamanda bu işi öğreteceklere de olan Geometri kitabı okutulmadı.
Selanik’te doğdu. Karga kovaladı. Bitti.
Mustafa Kemal Atatürk gibi dünyanın kabul ettiği tek liderin, anılma şekli bu mu olmalı?
Hiç kusura bakmasınlar… Selanik’de doğdum yok, vs. Tamam da… Ne kadar anladın ve ne kadar elini taşın altına koydun?
“BENİ NE ZAMAN GÖRMEK İSTERSENİZ AYNAYA BAKIN. SİZ, TÜRK ÇOCUKLARI BENİM BİR PARÇAMSINIZ VE BENDE SİZİN” diyor. Atamız!
Ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımızın, ne ağır bedeller ödenerek kazanılmış bayramımızın 100.yıl dönümü.
Matematik bilimi malum zayıf olacak, hem sorgulamayacaksın.
Sunulan sistem ise sürekli sadece başarılı olmanı bekleyecek.
Önüne, Pisa eğrileri çıkacak.
Ama kalkıp adamın biri dünya düz derse, o çektiği videoya gülebileceksin!
Gerçekten, içinden çıkılması zor bir durum!
 
Akıl, rehber ve sağduyu. Ve sanırım da en çok vicdan, vefa gerek.
PİSA demiş iken neden yüzyıllar, dedik.
Çünkü dünya bu küresel sağlık sorunu ve salgını yaşarken. Ve içlerinden en çok muzdarip olan İtalya, geçen ay sırf halkına moral olsun diye. Hava gösterileri ve tüm vatandaşlar bir arada, balkonlardan şarkılar yükseldi.
Bugün, 25 Nisan ve İtalya’nın Kurtuluş, yani bağımsızlık günü.
Ve eminim ki bizden daha şahane kutlanacak! Tıpkı Andrea Bocelli konseri gibi canlı izleyeceğim.
Bizde Antalya, İzmir, Bursa maşallah şenlik yaptı. İstanbul Fatih(Çapa Tıp Fakültesi hariç), Bebek, Etiler, Üsküdar ve birçok yer, sessizdi. Zeytinburnu, 4.Levent, Kâğıthane, nispeten.
Kadıköy, Ataşehir, Büyükçekmece, iyiydi. Herkes siteler hariç çünkü orada yönetim organize olabiliyor. Apartmanlardan, küçük çocuklar balkonlara çıktı, camlara koştu, bağırdı bağırdı… Sesi yetmedi! Yüreği biliyordu ama.
O öyle hatırlayacak. Çocuklar unutmaz!
Mesela benim karşı balkonumda Atatürk çocuğu, renkli balonlar ile süslediği balkondan en güzel, hani bizim bildiklerimizin dışında böyle çizgi film karakteri şeklinde olan balonunu, gökyüzüne saldı!
Bağımsızlık ve Özgürlük!
 İnsanlar sırtlarında, al yıldızlı bayraklar balkonlarda ,kapısının önünde, eşiğe basmadan daha çok kalabalık bekledi. Daha, daha gür bir ses. Hoparlörden yükselen bir ses, gürül gürül nasıl da coşturacaktı. İlki İzmir’den geldi. Marş. İkinci, İstanbul Beykoz’ da bir okuldan yükseldi.
Ama böylesi tarihimiz arkamızda dururken sokaklardan, caddelerden en azından gündüz marşlar ile geçemez miydi? Rutin dolaşan ekipler.
Gelelim, İtalya’ya…
Günlerdir, hazırlanıyorlar üstelik bizim gibi 100.yıl değil. 75. Yıl. Tüm sosyal medya etkileşim ağlarından beyanatları şu:
25 Nisan'da özgürlük yeniden doğuyor
Nazifasizm'den kurtuluşu kutlamak ve Anayasa Şartı'nın değerleri üzerinde düşünmek için toplandığımız demokrasimizin Noelidir.
Bu yıl, Kurtuluşun yetmiş beşinci yıldönümünde, özgürlüğümüzü kutlamak , geleceğe umut ve cesaretle bakmak için geri dönmek için her zamankinden daha fazlasına ihtiyacımız var .
Bu fırtına geçtiğinde, daha adil, daha adil, daha sürdürülebilir bir dünyayı yeniden inşa etmemiz isteneceğini biliyoruz.
Bu nedenle, büyük bir sanal meydanda 25 Nisan'ı kutlamak için vatandaşları ve vatandaşları birlikte bulmaları için büyük bir çağrı başlatıyoruz.
Virüs, küresel ısınma ve sosyo-ekonomik eşitsizlikler gibi üç ortak düşmana karşı mücadelede hepimizi birleştirmek için tüm kardeş savaşlarına son verilmeli.
Ulusal ve gezegensel topluma yeniden güç sağlamak için yerel topluluklarımız etrafında toplanalım.
Linkide vereyim izleyin : https://www.25aprile2020.it/
 
Ayrıca  Repubblica.it - LaStampa.it - IlFattoQuotidiano - Popüler Radyo - IlManifesto.it - Avvenire - IlSecoloXIX - GiornalediScilia - ComuneTorino - storielibere.fm - AssoGiornalistiLombte - CRP
Diyeceksiniz ki… Ya demek ki oluyormuş!
Kitaplarımız var ama biz, Matematik bilmiyoruz. Onlar bir Pisa ile kurtardı mı? Yoksa köklerinin o derin kültürünün izlerini, yeniden yeniden daha güçlü katabiliyorlar mı?
Anlamak, içselleştirmek gururlanmak dışında değerleri sözle ile değil yaşatarak yaşatmak!
Nice yüzyıllara…Daha anlamlı daha kalıcı
Yüzyıllar yaşa!23 Nisan!
Emel Seçen 25 Nisan 2020 12:00 İstanbul

Bu yazı 379 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum