Emel SEÇEN

Emel SEÇEN

360 Derece İstanbul

Böyle olur

17 Mayıs 2020 - 09:45 - Güncelleme: 17 Mayıs 2020 - 10:11

< Bu sene
Böyle olur, bazı bazı…
Bu sene de böyle oldu!
Emeğim var, gene de
Derdim yatar, sinede.
Umudum gelecek sene de…”
Al, Ruhi Su’yu(1912-1985) Koy, yanına Neşet Ertaş’ı (1938-2012), kavuştur Âşık Mahsuni Şerif(1940-2002) ile…
Aydın ve bedel ne demekmiş! Fersah fersah ödemiş. Oturdukları yerden ahkâm kesmeye kalkmamış. Sözlerinin arkasında durmuş, adam gibi adamlar…

Hala unutulmayan. Çünkü gerçek sanatçılar. Var ettikleri her söz, bir dünya kapısı. Bin bir âlem.
Bugün 17 Mayıs, usta Âşık Mahsuni Şerif’i anıyoruz. 18 yıl olmuş, fiziken göçeli.

Rahmetli, Barış Manço(1943-1999) “Fizik olarak bu dünyayı terk etmek çok da önemli bir şey değil. Nasıl olsa günün birinde hepimiz terk edeceğimiz için ve milyarlar terk ettiği için... Ama adınız anılmadığı gün gerçek anlamda bu dünyayı terk etmiş oluyorsunuz.”der. İşte bu olgu gibi bazı insanlar hiç ölmezler!
Ölmeyen insanların ortak noktaları hep aynıdır. Yolu sevgidir.

Bugün;  Dom Dom Kurşunu, Yuh Yuh, Merdo, Dostum Dostum, Han Sarhoş Hancı Sarhoş, Çeşmi Siyahım, Yalan Dünya, Oy Bizim Eller, Sivas Dramı, Acı Doktor, Yedin Beni, Fadimem, Gül Yüzlüm, Ciğerparem, Mevlam Gül Diyerek, Ağlasam mı? Abur Cubur Adam, Katil Amerika, Bu mezarda bir garip var, Ekmek Kölesi ve Sarı Saçlım Mavi Gözlüm gibi birçok bilinen eserleriyle tanınan Aşık Mahzuni’nin türkülerini,  Zeki Müren dahil birçok sanatçı yorumladı. Ardından 453 plak, 58 kaset ve yayınlanmış 8 adet kitap. TRT tarafından çekilmiş 2 adet belgesel.

Çok bedelleri gözünü kırpmadan ödemiş insanlardan birisi olan Âşık Mahsuni Şerif, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan ardından bir türkü yapar. 45’liğine ekler.
O dönem Nihat Erim hükümeti vardır.
“Erim erim eriyesin,
Sürüm sürüm sürünesin” der. Ardından hakkında açılan davalar üzerine 4 yıllık hapis cezası alması beklenirken,  dönemin başbakanı Nihat Erim’in “Bir halk ozanı, başbakanı sevmek zorunda değildir” şeklinde ifade vermesi ve şikâyetçi olmaması üzerine, cezası 10 aya çekilir. Fakat 70’li yılların ortalarına gelindiğinde, Mahzuni için en ağır ceza gelir. 8 yıl boyunca sahneye çıkması da yurt dışına gitmesi de yasaklanmıştır. Bu, hapis cezasından da ağır gelmiştir ve geçim derdine düşmüş, yine türkülerden uzak kalmamak için küçük bir dükkânda plak satmaya başlamıştır.

Verdiği bir röportajda bu yasağın yüreğine düşürdüğü ateşi şöyle açıklar: “Türkü söyleyememek beni çok üzüyordu. Canlı bir balığı tutun ve kumun üzerine atın o balık o denize nasıl bakıyorsa ben de türkülere öyle bakıyordum.”
Okyanuslara kavuşanlara saygıyla.

Emel Seçen 17 Mayıs 2020 İSTANBUL

Bu yazı 310defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 2 Yorum