Emel SEÇEN

Emel SEÇEN

360 Derece İstanbul

Gemi Batmadan

14 Aralık 2020 - 19:07 - Güncelleme: 14 Aralık 2020 - 19:14


Engelli rampasının bir ucunu yapıp bir ucunu açık bırakan bir zihniyet ile Otistik vatandaşa 56 bin LEGO parçası ile en büyük TİTANİC Gemisini yapabilme fırsatını tanıyan zihniyet.

Herkes Mucize Doktor dizisi ile bu farkındalığı keşfetmeye soyundu. Oysaki Otistik, Asperger Sendromu, Sawant Sendromu, Serebral Palsi ve benzer rahatsızlıkları yaşayan bireyler hep varlar.
Engelliler haftasında, tam bir yıl sonra özel bir televizyon kanalı D-100 Karayolu Küçükyalı mevki’inde bulunan Altıntepe engelli rampasının yapılma sözü verildiği halde teyit etmek için gittiğinde, Kuzey kısmında mevcut ve hala Güney kısmında olmadığını, yenilenmediğini fark etti. Yani engelli vatandaş, çıkarsa inemiyor!

Mesela “Beni Benimle Anla” kitabını yazdı, tek parmakla Sevgili Beril Şeker. Kendi başına “Mavi Kelebek” derneğini kurdu. Onu kaç kişi hatırlıyor?

Niyet, her zaman önemli. “Öteki” meselesi, ötekinin ötekisine inmeden dünya insana nasıl bakıyor?
Bugün dünya sinemasında dahi lego çok etkin. Hatta neredeyse sadece çocuklara yönelik değil büyüklerde izlerken keyif alıyor. Tıpkı gerçekte parçalarını birleştirmeye çalıştırdıkları gibi.
Yer, İzlanda hani kadın Başbakanı olup Covid-19’u hasarsız atlatan dünyada ki tek ülke!
İlk kapanışta sadece 10 kişi vefat ederken yakın zamanda vefat sayısı 28’di!
Başbakan Katrin Jakobsdottir, 6 haftada altlattıkları ilk süreyi şu şekilde ifade etmişti:
“Alçakgönüllülük ve bilime kulak vermek, bu süreci atlatmanın anahtarlarıdır”
İşte bu vizyona sahip bir ülkenin seçtiği Kadın Başbakanın bir ferdi Otistik, Brtnjar Karl Bigisson.
Şu anda 10 yaşında ki Brtnjar Karl Bigisson, tatillere gidip, geminin Pruva kısmına çıkıp, hatıra fotoğrafı çektirmektense, kendisini aşan bir çalışma yaptı.

Otistikti ve tam 700 saat çalışıp, 56 bin LEGO kullanarak, dünyanın en büyük lego Titanik gemisini yaptı!

Şöyle diyordu: “LEGO ile bir şeyler yaparken, hayal gücümü ve yaratıcılığımı hem kullanıyor hem geliştiriyorum. Kendimi yalnız hissettiğimi hatırlamıyorum, çünkü çok meşgulüm”
Onun hikâyesi tam bir yıl önce Danimarka’da bulunan LegoLand’i görüp büyülenmesi ile başlıyor. Titanic yapmasının nedeni ise diğerlerine göre en etkileyici geçmişe sahip olması. Tabii o küçük ve yabancı, bizim 19 Mayıs Samsun ya da Savarona’mızı bilmiyor.

 Ve 7 metre uzunluğunda bulunan modeli tek başına yapamayacağını anlayınca ailesinden destek istiyor. Lego parçalarını satın alabilmek için ailesi kendisine bir kitle fonlama sayfası açıyor.
Ve ortaya yaratıcılığının, hayal gücünün ürünü eser çıkıyor. Henüz 10 yaşında üstelik otistik Jakobsdottir, hiç batmayacak yeni bir Titanic yaptı. Biz hala Covid-19’u neden yenemiyoruz? İzlanda’dan ne farkımız var? Çok farkımız var!

Algı, öğrenme, geliştirme ve yaratıcılığa teşvik sadece aile ile de sınırlı değil. Evrensel bir vizyon gerekli öncelikle. Engelli, engelsiz demeden herkese eşit, adil, kendini var edebilme imkânı sağlayabilmek öncelikli hedef olmalı.

Bugün dizi arkalarında mutluluk arayan ya da dizi ile psikolojik tedavi yolları bulmaya çalışanlar, mevcut sistemlerin piyonları. Halbuki insan denen tüm varlıklardan üstünse, esas zor ve çok büyük efor ile yaşama tutunmaya çalışana, öncelik tanınması gerekmiyor mu?
Sanırım biraz daha sevebilmeyi ve öğrenemeyi öğrendiğimizde aşılacak her şey…

EMEL SEÇEN, 14 Aralık 2020,İstanbul

Bu yazı 497 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Ayten Tandoğan
    2 ay önce
    İzlanda, insan olarak gelişmişlik yönünden nadir ülkelerden biri, bu çocuk da orada yetiştiği ve eğitim aldığı için çok şanslı! Güzel bir yazı olmuş, teşekkür ederiz!