Emel SEÇEN

Emel SEÇEN

360 Derece İstanbul

Google'ın Doodle

13 Mayıs 2020 - 07:24 - Güncelleme: 13 Mayıs 2020 - 07:27

< Hiç bilmeyenler için, Google arama motoruna girdiğinizde yazacağınız metnin yer aldığı kutucuğun üstünde yer alan resim. O bir konu içerir.
Yapay Zekâ şaşırır mı? Şaşırır elbet. Hep söylüyoruz, “nitelik” önemlidir.
Çünkü o komutu veren de,  o girilecek bilgiye sahip olan da İNSAN!
Bugünü yani 11 Mayıs’ı değerli şairimiz Tomris Uyar’ın (1941-2003) doğum günü olarak kutlamak, evet incelik.
Hâlbuki onun doğum tarihi, 15 Mart
Olsun, yine de anmayan. Anamayan, Anlamayanlar da anabilir.
Dönem hatırlamak ve yeniden düşünmek, zamanı.

Kendine has tarzı ile edebiyatçıların âşık olduğu kadın. Müzisyen, Jehan Barbur, son kitabını (Uyumsuza Notlar) ona hitaben yani onu anlamak üzerine kurgulayarak yazmıştı. Hatta yılbaşında bu kitabı, Sevgili Atilla Dorsay’a hediye etmiştim. Müzik ve edebiyatı harmanladığı için.
Bugün yaşasa, 79 yaşında olacaktı. Bir kadın, çok âşık adamlar… Çokça eser.
İçlerinde eşleri olan; şair, gazeteci, oyun yazarı, çevirmen Ülkü Tamer(1937-2018) ve onun soyadı ile giden, Turgut Uyar(1927-1985)
Ona hiç ulaşamayan, uzaktan saygı ve sevgi ile Edip Cansever (1928-1986), Cemal Süreya(1931-1990)
Kim bilmez ki? PAPİRUS
Cemal Süreya, Ülkü Tamer ile kurdu. Zaten ilk evliliği  Ülkü Tamer’di. Kızları, Eylül vefat eder ayrılırlar.
Papirus ismi, bir dönem Beyoğlu’nda bir meşhur uğrak yeri adı bile olmuştu. Edebiyattan yayılmış, o yıllarda entel tabir edilen kesimin de ziyaret ettiği. Bir zamanlar, Perran Kutman’ ın dizilerinden Şehnaz Tango’da bile geçmişti.
Hatta geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz, benim için Türk Sinema tarihinin sıra dışı işlerini yapan, en sevdiğim yönetmen ve bir kült filmi olan ve 1987 Altın Portakal Jüri Özel Ödülü, 1988 İstanbul Film Festivali En İyi Film Ödülü alan Tunç Başaran’ın “Biri ve Diğerleri” filmi. Bir barda geçer tüm hikâye. Yağmur, yağmaktadır… En güzel replikler… Mesela; “Her insanın beklediği biri, beklenenin de gideceği bir yer vardır. İkisi aynı olursa mutluluk demektir.” 

Arthur Miller’e (1915-2005) selam gönderir ve filmin açılış tümcesi, onun “Sanırım insanlar eninde sonunda yaşamı kucaklamalıdırlar.” sözü ile başlar. Kadın-Erkek ilişkilerinin sorgulandığı.Ve kadınların olmadığı bir dünyada, genel bir bakış.

 
Cemal Süreya’ da, Edip Cansever’ de dostlukları ve edebiyatın ikinci yeni kuşağı olarak birbirlerine ilham verdiler.
Hazır yapay zekâ atlamış ama yeniden hatırlamış, Tomris Uyar’ımızı bize hatırlatırken; özgürlüğüne düşkün, güçlü, sahip olunamayan kadın, edebiyatın “cool” kadını Tomris Uyar’ı ona yazılan şiirler ile analım.
Süreya-Sayım : Ayışığında oturduk / Bileğinden öptüm seni / Sonra ayakta öptüm / Dudağından öptüm seni / Kapı aralığında öptüm / Soluğundan öptüm seni / Bahçede çocuklar vardı / Çocuğundan öptüm seni / Evime götürdüm yatağımda / Kasığından öptüm seni / Başka evlerde karşılaştık / İliğinden öptüm seni / En sonunda caddelere çıkardım / Kaynağından öptüm seni.
Cansever-Yaş değiştirme töreni doğum günü için yazılan: “Seni görünce dünyayı dolaşıyor insan sanki / Hani Etiler’den Hisar’a insek bile / Bir küçük yaşındasın, boyanmış taranmışsın / Çok yaşında her zamanki çocuksun gene / Ben seni uzun bir yolda yürürken görmedim ki hiç…/ Mart ayında patlıcan, ağustosta karnabahar / Mutfağın mutfak olalı böyle / Bir adın vardı senin, Tomris Uyar’dı / Adını yenile bu yıl, ama bak Tomris Uyar olsun gene / Ben bu kış öyle üşüdüm ki sorma / Oysa güneş pek batmadı senin evinde / Söyle / Ben seni uzun bir yolda yürürken gördüm müydü hiç?”
Eşi ve tek oğlu’nun annesi Tomris’e, Turgut Uyar’dan : “Senin için alışılmış şeyler söyleyemem sana yaraşmaz / Kış gecesi amcamızdır bahar yakından kardeşimiz / Alır başımı Erzincan’a giderim seni düşünmek için / Dörtlükleri bozarım çünkü dağlar ne güne duruyor / Kıyılar ve eskimeyen her şey seni anlatmak için / Bir bozuk saattir yüreğim hep sende durur / Ne var ki ıslanır gider coşkunluğum durmadan / Durmadan / Dağ biraz daha benden deniz her zaman senden / Hiçbir dileğimiz yok şimdilik tarihten coğrafyadan / Kimselere benzemesin isterim seni övdüğüm / Seni övdüğüm zaman / Güzel bir çingene yalnız başına dolaşmalı kırlarda / Seni övdüğüm zaman.”
Tomris Uyar, farklı bir sanatçıydı. Yazar ve çevirmenlik dışında. Kendine özgü ve sıra dışı. Bunları bıraktı geride, henüz 62 yaşında aramızdan ayrılırken:
60’ı aşkın çevirisi kitaplaştı. Turgut Uyar’la beraber, Latin şairi Lucretius’tan çevirdikleri “Evrenin Yapısı” adlı yapıt, 1975 TDK Çeviri Ödülü kazandı. “Hiawatha” çevirisiyle, 1986-1987 Avni Dilligil Tiyatro Ödülü’nü çeviri oyun dalında aldı. Yürekte Bukağı'yla 1979 ve Yaza Yolculuk ile 1986 Sait Faik Öykü Armağanı’nı kazandı.
  • İpek ve Bakır (Bilgi, 1971)
  • Ödeşmeler (Sinan, 1973)
  • Dizboyu Papatyalar (Okar, 1975)
  • Gündökümü 1975 (Koza, 1976)
  • Yürekte Bukağı (Okar, 1979) - Sait Faik Hikâye Armağanı
  • Yaz Düşleri/Düş Kışları (Ada, 1981)
  • Sesler, Yüzler, Sokaklar (Hür, 1981)
  • Gecegezen Kızlar (Ada, 1983)
  • Büyük Saat (Can, 1984)
  • Rus Ruleti- Dön Geri Bak (1985)
  • Günlerin Tortusu 1980 - 1984, günce (Ada, 1985)
  • Yaza Yolculuk (Ada, 1986) - Sait Faik Hikâye Armağanı
  • Babayasaları, Anasözleri (Metis, 1989)
  • Yazılı Günler 1985 - 1988, günce (Can, 1989)
  • Sekizinci Günah (Can, 1990)
  • Otuzların Kadını (Can, 1992)
  • İki Yaka İki Uç (Gendaş, 1992)
  • Tanışma Günleri, Anları, günce (Can, 1995)
  • Aramızdaki Şey (Can, 1997)
  • İstanbul'da Zaman (Büke, 2000)
  • Gündökümü I - II (YKY, 2003)
 
Ve uzun zamandır sadece özgürlüğümüz şu gökyüzü iken
Usta’nın Göğe bakma durağından (Turgut Uyar) mısralarla noktalayalım. Hepsinin ayrı ayrı derinliğinde ve edebiyat büyüsünde, bu güzel insanları…
İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım”


Emel Seçen 11 Mayıs 2020 İstanbul
 

Bu yazı 164defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum