Emel SEÇEN

Emel SEÇEN

360 Derece İstanbul

Hurdacı Hurdacı

05 Şubat 2021 - 22:58

Zihin hurdaya düşerse,
Vefasızlık, damarlarda dolaşır…

Sokaktan geçen hurdacılar elde, evde, işte ne varsa, işe yaramayan hepsini toplar. Onunla şimdiye kadar olan tüm bağınız, gönül rızası ile kopmuştur artık.
Birde eskiciler vardır, benim çocukluğumda elde kullanılmayan mevcutlar, bir plastik sepet ya da çamaşır asmak için kullanılan ( o zamanlar tahtadandı) ile takas edilirdi. Annemin çocukluğunda ise porselen fincan ya da tabaklar ile değişirmiş. Görüyorsunuz, kalite ne kadar düşüyor.
Ama hiç bu kadar ahlaksızı, bu kadar aymazı, bu kadar vefasızı görülmedi!
Cumhuriyetimizin kurucusu, ülkenin ilk Cumhurbaşkanı hepsi bir yana Kurtuluş Savaşında, bir ulusu zekâsı, yüreği, sabrı, bilgisi, eğitimi, inceliği, askerliği ile yoktan var eden bunun içinde kendinden vazgeçen, bir liderin heykelini hurdaya verme cüretini, onun kurduğu ülkenin bir kamu kuruluşu gerçekleştiriyor.
Kurtuluş Savaşı tarihinde bir dönemeç, teşkil eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Samsun’a çıkışı ve halkının kendisine gösterdiği vefa ile hayran bırakmasını o hiç unutmaz. Hiçbir şeyi unutmadığı gibi. Ve bu anı Ceyhun Atuf Kansu, “Havza Yollarında Mustafa Kemal” şiiri ile çok iyi anlatılmaktadır:
HAVZA YOLLARINDA MUSTAFA KEMAL
Muhmur dağın başında bir duman, bir duman,
Mustafa Kemal'in başında daha bir duman
Dağ düşünür gündüz gece başından duman gitmez,
Mustafa Kemal düşünür gündüz gece başından duman gitmez,

Dağların başında duman eksik olmaz,
Soy yiğidin başından duman eksik olmaz.
Mahmur dağının dumanlarına baktı da dedi.
Mustafa Kemal, Köroğlu olmak ne güzel şu dağlarda,
Tutmak gece gündüz denizlerin yolunu, yol vermemek,
Üşümek, ateş yakmak, yola düşmek ne güzel,
Bölmek orta yerinden gemilerin getirdiği güneşi,
Bir sana bir bana vermek ne güzel!


Çakal dağının eteğine vardı ki Mustafa Kemal,
Vakit alaca karanlık, dağın eteğinde bir kahve,
Kahvede düze inmiş eşkıyalar, Karadeniz uşakları,
Kaynıyor Erzurum işi semaver, çay demleniyor.
Uyanmış su, gözleri adamların, susuz gözleri sıcak,
Mustafa Kemal baktı, tanıdı, hepsi halk.

Oturdular, hep beraber çay içtiler,
Ordan burdan, dereden tepeden konuştular,
Sabah güneşi gelip bağdaş kurdu bir yana,
Yarı karanlıktı yüzleri birden aydınlandılar,
Acı çekmiş, susamış, dağ çizgileri sert
Mustafa Kemal'in gözlerinde tek tek ışıdılar.

Çıktı kavak yaylasına "oh!" dedi, Mustafa Kemal,
Ölmez be, insan bu vatanı sevince,
Halk kokusudur, güller çimenlerden gelir,
Ovaları sürenler aşağıda, ormanlarda bıçkı sesleri,
Dağılmış Mahmur dağının dumanları
Çekip cümle türküleri bir dere ışıltısıyla akar.

Havza'ya vardım ki, kulağımızı koyalım bir,
Bağımsız yaşamak diyelim bir, dinle ne ses verir?
Havza pazarına inmiş allı morlu köylüler,
Çıkarlar ormanlardan gizli gizli çağıralım, bir,
Gelirler toplanırlar ateşimize, onlar için yaktık,
Özgür yüreklerin soluğunu üflesinler bir.

Sevelim dedi, Mustafa Kemal, sevelim bir,
Selâm verelim bir, selâm alalım bir,
Halk olmak ne güzel şeydir arkadaşlar,
Şu sabah çayını içelim bir, kardeşçe sıcak.
Yüzümüzü yunalım şu dereden bir,
Sonra kursunlar darağacını kavgamıza,
Asarlarsa assınlar bizi düşlerimizden!”


Mustafa Kemal Paşa ile 19 Mayıs 1919 sabahı, Samsun’a çıkanlardan Hüsrev Gerede hatıralarında, Samsun yolculuğu ile ilgili şu bilgileri vermektedir.
“17 Mayıs 1919, hava kötü. Hep yataklardayız. Mitralyöz Arif, Dr. Refik, Topçu Kemal, bir kamaradayız. Kamaramız vahşi hayvan kamarasına benziyor. Ara sıra başımızı kaldırıp birkaç kelime konuşuyoruz. 9.30 sıralarında İnebolu’ya yanaştık. Fakat 17-18 Mayıs gecesini pek fena geçirdik. 18 Mayıs öğleüstü Sinop Limanı’na girdik. Çok şükür sallantı kesildi. Yataklardan fırladık. Tıraş olduk, yıkandık, güvertede hava aldık, güneşlendik Dr. Refik’in nane suyu aklımızı başımıza getirdi. Saat 3’te vapurda bizimle gelip karaya çıkan Liva Mutasarrıfı Mazhar Tevfik Bey, Sinop’tan bize İzmir’in işgali ile ilgili yazılı bilgi getirdi. 13 Mayıstan beri İzmir’in işgal olunacağına dair belirtiler görülmeye başlamış, Redd-i İlhak girişimi canlanmış ve 15 Mayıs’ta işgal başlamış. İzmir’deki çatışmadan sonra Yunan birlikleri şehri terk etmek zorunda kalmışlar.”
Ve yıl 2021, yani 19 Mayıs 1919 üzerinden 100 Yıl çoktan geçmiş. Samsun, 19 Mayıs Polis Meslek Yüksek Okulu, elindeki hurdaları ihaleye çıkarıyor, içinde tüm bu anlattıklarımızın, özeti Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün heykeli de var!
Onlar çıkarır, Tekkeköy Hurdacılar Sitesi ses çıkarmadan alır. Olay sessizce olurken, Chp Samsun İl Başkanı Fatih Türker, “Atamızın heykelini hurdacıya nasıl satarsınız? Yazıklar olsun size! Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci ile görüştüm, heykeli alacağım, peşini bırakmayacağız” deyince olay basına yansır. Vatandaşlar “sosyal medya” dan tepki gösterir! ADD Samsun Şube Başkanı “Heykelin hurdacılar sitesinde maalesef, satıştadır. Biz ve birçok kişi pazarlığını yapmıştır! Almaya gideceğiz. Pazarlığı yapıldı. Şehrimizin güzel bir noktasına yerleştireceğiz, Atakum Belediye Başkanımız Sevgili Cemil Deveci de sahip çıktı! Keşke hurdacıya değil, Güzel Sanatlar Fakültesine gönderilseydi” der.
Ve olayın çıkış noktası Emniyet Müdürlüğü, “demirciye tamir ve tadilat için gönderilmiş, tadilat işi bitince eski yerine konulacaktır”, der.

Şimdi bir kurum, Cumhuriyetin kurucu liderinin heykelini hurdacıya satarken, susanlar, ihalede alanlar, neden susar da son dakika sahip çıkar?
ADD diyor ki, Atakum Belediye Başkanımız, Sevgili Cemil Deveci de sahip çıktı! Kendiniz bile hurdacılar sitesinde pazarlığını yapıyorsunuz, sonra da Belediye Başkanı sahip çıktı, diyorsunuz. Elbette çıkacak!
Afedersiniz ama söz konusu! Gazi Mustafa Kemal Atatürk.
CHP, biz alacağız, ADD biz aldık, diyor!

Zaten mesele de bu, şimdiye kadar tüm vefasızlıkların faturası, bu sonuçlar. Yolu Samsun’a düşen var mı? Yaklaşık 10 yılı geçmiştir, ben gideli. O zaman sahil boyu yenileniyor, Batıpark da çok güzel bir Amazon köyü yapılıyordu, hatta bazı heykellerin üstleri örtülü, sarılmıştı açılışa hazırlanıyordu.
Tabii ben Bandırma Vapurunu görmek istedim, önce. Orijinali bakımda dendi, uzaktan görebildim, beni merkezde Arkeoloji Müzesine yakın caddede bulunana yönlendirdi, kime sorsam. Kime sorsam, Bandırma Vapuru oydu ama böyle basit bir Bandırma Vapuru teması vardı karşımda, cılız, yetersizlikten dökülüyor hayrete düşmüştüm, gördüğümde, tabii vefa başka bir şey.

Son olaylara, Samsun halkı, sosyal medya üzerinden tepki göstermiş!
Oysa fırtınalı denizleri aşarak, sizin şehriniz üzerinden Türkiye Cumhuriyetini kuran bir lider için üst geçitlere, “ Atatürk’ün Şehri Samsun’a Hoş geldiniz!”yazmakla, bu işler olmuyor!

Yazdığınıza saygı duyacak, hepsinden önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve isimsiz, binlerce kadın, erkek, çocuk, bu aziz vatan için canını, gözünü kırpmadan vermeye and içmiş atalarınıza, layık olacaksınız!
Bir gün doğacak şafağı büyük bir inanç ile beklerken, evlerinde gizli gizli kırmızı, beyaz kumaşları biriktiren, Samsun’lu Fatma Çavuş’lar gibi niceleri ve Atatürk’ü Tütün İskelesi’nde karşılayan tek kadın Sakine hanımlar, nasıl huzur bulacak? Sizler, nasıl yastığa başınızı huzur içinde koyabileceksiniz?

Samsun’a çıkış günü olan 19 Mayıs 1919 o kadar önemli bir tarih ki bu değerli günü ülkenin gençlerine armağan eden, Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu günü “19 Mayıs 1919 Gençlik ve Spor Bayramı “olarak bırakmıştır ve en çok güvendiği gençliğe emanet etmiştir. İşte bu yüzden Samsun biraz da gençlik demektir.
Öncelikle güzel Samsun’lular, Atakum İlçesi Atatepe Mahallesi Çobanlı Mevkiinde bulunan Emniyet Müdürlüğüne ait spor salonunun, önünden, sunulu gerekçelerle kalkan Atatürk Heykeli, o şehirde soluk alan herkesi ve tüm Türkiye vatandaşlarının sorumluluğundadır.

Heykeller ile yazımız uzun olduğu ve bu konu ile ilgili peş peşe haberler geldiği için diğer Heykel konusunu “Arkası Yarın” yapacağız.
EMEL SEÇEN, 5 Şubat 2021, İstanbul

Bu yazı 243 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum