Reklam
Emel SEÇEN

Emel SEÇEN

360 Derece İstanbul

Matya

07 Ağustos 2020 - 20:25 - Güncelleme: 08 Ağustos 2020 - 12:36

Matya’nın Türkçe karşılığı “Göz” demektir.
Gözbebeği, görüş açısından son derece önemli olduğu kadar, aynı zamanda gözümüzün bebeği, sakındığımız değerler içinde, kullanılır.
Yaşam, uzun gibi ama kısa bir yolculuktur. Hayatlarımızda karşılaştığımız dostlar, bize bir şeyleri öğreten. Bazen de, bizim öğretmen olduğumuz olgulardır. Sinema dünyasına izleyici olarak çocukken, erken dönem başlamış olmamla birlikte, bu konu ile ilgili yazım süresi daha geçtir. O yüzden belki de sevgili Atilla Dorsay hocam, “ Seni geç tanıdık ama çok sevdik, Leman’la” der. Daha önce tanışsak, biriktirecek ve paylaşacak çok daha anı olacağı kesin. Bir önceki yazımda, yaptığı işin önemini yazmak gereği duydum. Çünkü olur, olmaz bir şekilde herkes her şeye muktedir, olduğunu düşünüyor. Bu biraz da karşısında ki kişinin efendiliği ya da hanımefendiliğine göre artıyor. Yapı itibari ile ben sevdiğimi yaşarken belli ederim. Etmeye çalışırım, zira onlar gittiğinde, arda kalan bile sırta taşınacak kadar hafif değildir. Onlarla birlikte yaşanmış bir an, bir anı bile son derece kıymetlidir.

165 yıllık bir bina, sahibi içeri giriyor. “Açamadım, Covid-19’dan dolayı. Hiç iş de yok!” diyor. Bahsettiği, Rumca, “Göz” anlamını taşıyan, Matya cafe. İçerisi çok büyük olmasa da geçmişin o kokusunu, dokusunu sunuyor. Niye geldim buraya? Düşündüm; bir baba, bir büyük olarak gördüğüm ve hiç kuşkusuz evlatları gibi sevdikleri benim için, yapmam gereken onlara moral ve yine onlara yakışacak bir eylemdi. Pandemi süresince de neler neler geçti? Aklımdan da yapamadım. Bahsettim, Leman Hanım biliyor. Aya Nikola Kilisesinin eski müştemilatı, sonradan insanların tarih sayfasında Olimpos gazozunun dağıtımı yeri olduğundan, kuyruğa girdikleri. İki kilise arası, arkada geçmişten kalma eski yazlık sinema. Ve o sinema da sadece eski; siyah-beyaz filmler… Hepsi bir bütün. Dün nasıl acele ile yazdığım ve ameliyata girmeden Atilla Hocamın okuduğu yazı gibi, bu video da eminim moral olacak. Onlar gibi eski İstanbul ve eski kültürleri yaşamış insanlar için elbette bambaşka.
Atilla Dorsay, ömrünü sadece ülkesinde, ilkleri yaparak değil bunu yurt dışına da taşıyarak; uzun, zor ve meşakkatli yolun, kilidini açmıştır. Hem yaşı itibari ile hem biriktirdiği; çevre ve şehircilik, sinema, sinema ve tarih, sinema ve kültür, gurmelik ve dolu dolu müzik. Biraz inat eden ve söz dinlemeyen yanı; onu zorlayan yanı da aslında çünkü kitapları yetiştirmeye çalışıyor.
Bugün, onu tüm sevenleri için uzun soluklu bir maratondu. Sabah çok erken saatlerde başlayıp, öğleden sonra güzel ve sevindirici haberlerle taçlanan. Fakat, Atilla Bey de 3 beklenen, 6 oldu. Neyse ki sevgili eşi Leman hanımında ameliyatını başarı ile gerçekleştiren, Prof.Dr.Serdar Ener, bu işi de en iyi şekilde kotardı.Tüm sağlık personelinin de emeklerine sağlık. Üstelik pandemi süresince çok daha yoğun ve zor tempodalar.
Uzun bir gece, bu gece.  Ama Matya’nın sahibi Ali Bey’in dediği gibi o açılış filmlerini Sadri Alışık, 1965 yapımı Ofsayt Osman ile açıyor. Atilla Dorsay da hayata golü çakıyor.
Yarın güzel haberlerde, şifa ile buluşmak üzere.
Sanırım bundan almamız gereken en önemli ders:
Birliktelik, sevgi ve hep birbirimiz içinde güzel dileklerde bulunmak. Çünkü her şeyin ilacı, yalnız

SEVGİ.Sinema, kültür, ATİLLA DORSAY,denince operasyon sırasında en güzel MATYA da dua edilir
https://www.youtube.com/watch?v=xbhZXHRcto0&feature=share&fbclid=IwAR3TigaH55zOD8b4N0iZRBo8U4rlm1kh12ilu2ls_Tk5YWElS1Oah3fQxEE 
EMEL SEÇEN, 7 Temmuz 2020, İstanbul

Bu yazı 299 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Ayten Tandoğan
    3 ay önce
    “Birbirimiz için güzel dileklerde bulunmak, çünkü her şeyin ilacı sevgi...” Sık sık yazdığın gibi. Basit, bizde var olan bir “ilaç’ ve başkalarına verebileceğimiz en değerli deva!