Emel SEÇEN

Emel SEÇEN

360 Derece İstanbul

"Özgüven değil, ÖZYETERLİLİK"

11 Mayıs 2020 - 01:33

< İZEV ve MIDWOOD
Herkes onu pop sanatçısı yetiştiren, dünyaca ünlü menajer ve organizatör olarak tanıdı. Aslında içi, dışı bir ve tüm samimiyeti ile iyi bir dünya kurma hayalinde olan bir insan. Tüm perspektifi bunun üzerine kurulu olunca, iyi dünyada; iyi ve kültürlü insanın var olacağına inanıyor, Ahmet San.
9 Mayıs tarihinde, İZEV yani İstanbul Zihinsel Engelliler Vakıf Başkanı, Hakan Kural ile sosyal medya paylaşım ağlarından, “Teknoloji, Koşullar ve Sosyal Sorumluluk” başlığı ile tüm dünya gibi bir organizasyon gerçekleştirdiler.
Ben de tanıklık edenlerden birisiydim.
 
Tüm dünya derken, aslında iki kişi de, her insan gibi bir dünya olmaktan öte; dünyayı Türkiye’ye taşıyanlardan…
 
Hakan Kural, çocukluğunda o zamanlar Bursa’da(dönemin ünlü yeri) babasına ait gazino dolayısı ile sanatçılarını tanıması, kültürü anlatırken. Hem nostaljik hem de kültür erozyonunun da yansımaları ile sanatın her kolu üzerinden neyi, nasıl başarabilmek doğru, başlığından ilerlediler.
Ahmet San’ın, “Sen de bu konularda epey yol kat ettin, emek verdin” sözleri üzerine ve sonrasında Hey muhabirliği ile başlayan kariyer serüveni üzerine güzel bir program gerçekleşti.
Kural, sınırları zorlayan bir hayat felsefesi ile İZEV çocuklarına olanaklar kurmaya çalışıyor ki bunların en bildikleri zaman zaman benimde itina ile ilettiğim, onların çalışmaları. Uluslar arası anlamda klipleri.
Roger Water’n artık klasikleşen “ Anohter Brick in the Wall” parçasının iki yıllık haklarını aldı. 1979’ da bestelen bir şarkıyı farklı açıdan, yeniden taçlandırdılar. Ve ilk önce zihinlerde ki engelleri aşmak için “Yıkılması zor olan zihinlerdeki duvarlar” dediler. 1989 yılında kurulup, 1997 yılında vakıf olması ile birlikte uçurtmayı havalandırdılar. “Hayat ve Biz,  diyerek.
 
Sanat ve Biz” dediler, otuza yakın sergi düzenlediler. “Hayvanlar ve Biz” dediler. Her işin altında, müşterek ve çocukların yer aldığı, kendi emeklerini koydukları çalışmalar vardı. Koştular… Atık yağ topladılar. Ne kadar yazsam az. Fazlası vardır. Yok, yok yani.
 
Tüm engellere rağmen hayat da farkındalık katarak yol almaya devam ediyorlar. Reklam ve iletişim kökenli olunca iki insanda anlaşabiliyorlar ve sanırım ikisinin de ortak noktası herkesin “olmaz, olamaz” dediğini. Olur, hamurundan geçirip, bakınız olabiliyormuş! demek!
İlk bölümü, bir saati geçen ve ikinci bölümde de başta, kısa süreli dense de yine soru ve cevap kısmı ile yine toplamda bir saati yani, dolu dolu iki saat de neler konuşuldu:
 
Dünyanın olmazsa olmazları; Müzik ve Sinema…
 
Ahmet San, dobra dobra “ Ben, Galatarasay lisesi mezunuyum, sonra gittim Sorbornne Üniversitesinde okudum ama geldim menajerlik yaptım. Daha iyi bir dünya amaçtı, her şeyde. Ancak baktım ki bizim starlar da dünyaya açılmakta bir tıkanıklık var. Bir şekilde vazgeçip geliyorlar. İnsanın özgüveni olmalı ama öz yeterlilik son derece önemli. Çünkü günümüzde herkes özgüveni var diye her şeyi bildiğini sanıyor. Öz yeterlilik, başka bir şey. Herkes, her şeyi yapamaz. Çok iyi bir tenor şarkı söyler. Ama sesi olmayan şarkı söylemeye kalkmamalı. Bunlar tabii yıllarca bir birikim, gözlem, deneyim gerektiriyor.”
 
Ne Hollywood, Ne Bollywood
Türk işi Midwood, huzurlarınızda…
 
Türk film ve dizi sektörüne hizmet verebilecek, 500 dönüm arazi üzerine kurulmakta olan projesini de anlatan San, 2021 yılının ilkbaharında hayata geçirmeyi hedeflediklerini. Salgın nedeni ile sekmeye uğrasa da en yakın tarih olarak bunu başaracaklarını, çalışmaların sürdüğünü ve çok iyi bir ekip ile çalıştığını belirtti.
 
“Sinema, müzik dilinden sonra evrensel bir dil. Ülkemizde başarılı yapımcılar olduğu içinde uzun zamandır ihtiyaç duyulduğunu hissettiğim, film stüdyoları işine başladım. Doğru ben ilkleri yapan insanım ama bunu başta da dediğim gibi kendinizde neyin artı olduğunu bulup, ona yönelmeniz, orada yeşermeniz gerekmekte. Bu sağduyu ile ve özyeterlilik ile olabilir. Aman aman, ne geldi ise o özgüven patlamalarından başımıza geldi.
 
Bu bir Complex , adımızda Midwood İstanbul Film Studio Complex.
Bu projemizin içinde; 21 kapalı stüdyo, 17 açık set ve bu setlerle birlikte ortalama 45 farklı çekimin “aynı anda” gerçekleşebileceği. İçerisinde; kostümden tutunda, dekora kadar tüm donanım ve servis olanakları ile tamamen dünya standartlarında bir proje doğacak. Önümüzde ki yıl sonlarına doğru.”


Tabii bu da Türkiye için bir değer, yatırım ve kazanım çünkü Avrupa’da her yıl 120’den fazla filmin 10-15 tanesinin Türkiye’de olması muazzam bir şey. Daha düşük maliyetle, yapacağız. Ve bunu da başaracağız.” Diyen ilklerin insanı, Ahmet San’ı kutlamayacağız da ne yapacağız!
Ve de bize bunu canlı canlı aktaran, İZEV Vakıf Başkanı Hakan Kural’ı.
 
Evet, dünyadan. Ülkemizden. Kendimizden. Her şeyden bahsediyoruz. O yüzden yıllardır, köşemizin adı, “360 Derece İstanbul.”
Çünkü İstanbul merkez. İstanbul, bir dünya şehri.
Aynı zamanda; çocukluğumun iki tutkusu müzik ve sinema olunca. Ve de bir sinema eleştirmeni, yazarı olarak Sinema ile ilgili olumlu ve her şeyden önce ülkemiz ve aydınlanma adına da mutluluk verici haberler, bunlar…
 
Ve Sevgili Hakan Kural.
Bu anlamda geçtiğimiz yıl yine kendisinin kişisel çabaları ile İspanya’nın Oscar’ı olan Goya ödülüne layık görülen. Yönetmenliğini Javier Fesser 'in yaptığı 2018 yılı yapımı İspanya – Meksika ortak yapımı film. Türkçeye ''Şampiyonlar'' olarak çevrilen film, profesyonel bir basketbol takımın yardımcı koçunun, mahkemenin verdiği 90 günlük zorunlu hizmet cezası süresince, zihinsel engelli oyunculardan oluşan bir basket takımını çalıştırma  hikâyesi  anlatılmakta.

Bu filmi, Türkiye’ye getirdi. Gala yaptı. Hatta TİM gösteri merkezine davet ettiğim diğer sinema eleştirmenleri arkadaşlarımla, birlikte izledik ve haberini yaptım.
 
Yine çocuklar için, yine film olarak dokunuyordu ki hatta ondan önce Beşiktaş meydanda bir farkındalık çalışması olacaktı. Bunları konuşmuştuk. Neler yapabiliriz?
Doğru nedenle, salgın dolayısı ile çocuklara bir şey olmasın endişesinden iptal etti.
 
Evet, film. Biz, salgın öncesi son film gösterimlerimize 11 Mart tarihinde, İstinye Park da “Durdurulamaz Güç” ardından, 13 Mart da Beyoğlu Sinemasında ki, vizyona 20 Mart tarihinde girecekti. 2019 San Sebastián Uluslararası Film Festivali - İzleyici Ödülü - En İyi Film ve 72. Cannes Film Festivalinin de kapanış filmi olarak. “Kural Dışı” Bu filme bilet alanlar aynı zamanda İZEV’e katkı yapmış olacaktı. Bununla ilgili ortak çalışmamız bile hazırdı.

Olsun, rötarlı oluyor ancak yine yapacağız.
Çünkü bizler, olmaz denilenleri oldurmayı sevenleriz.
Anneler günü için de özel bir klip çalışması yapan İZEV Vakfı yöneticilerini, çocuklarını, gönüllülerini ve ilk basamaklara hızlı hızlı tırmanan, Ahmet San’ı da yürekten kutluyor. Daha nice paydaşlıklarla. Güzel ve öz yeterlilik ile yol alacağımıza gülümsüyoruz…
 
Emel Seçen  2020 İstanbul

Bu yazı 182defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum