Emel SEÇEN

Emel SEÇEN

360 Derece İstanbul

Pandemi Pazarları

20 Aralık 2020 - 14:04

Ortalık sessiz mi, sessiz.
Sessizliğin sesini hep sevmişimdir. Bu da tam da o değil. Issızlığın, biraz da insansız dünyanın halleri. Korkak mı oldu insan yoksa canı biraz daha mı kıymetli? İnsanın hoyratça dalını kesmekte çekinmediği ne ağacın ne de kedinin umrunda Covid-19. Köpekler bile sere serpe, insanların çekildiği banklar üzerinde.

Biraz seçim zamanlarını anımsatıyor gibi. Ve evet, evet bir daha ki seçime giderken bu günlerde cepte hatıra olarak kalacak sanırım. İşte öyle bir Pazar gününün şu geçen ilk saatlerinde ilk işim gazetemi almaktı. Ne güzel! Dedim kendi kendime. Her bayi önünde böyle iç açıcı şekerler olsa. Pamuk şekeri, en yüksekte.  Allta Horoz şekeri gibi benzerleri… Gülümsedim, gülümserken bir kâğıt toplayıcı çocuk ile göz göze geldik. Bu yaşta birinin çocuk heyecanına, bakışına şaşırmışlık sezinledim.

İlerledim, gün boyu kapalı kalacak güzellik ürünleri satan dükkânın önünde ihmal edilmemiş olmasına karşın hala içeride ki insanları ararcasına, vitrin camından önünde ki yemeğe rağmen içeri de aklı kalan kedi ile rastlaştım.

Fazla para almayı unutmuşum, Annemin istediği malzemeyi açan aktarcıyı açık görünce aldım fakat yetişmeyince. Dükkân sahibi: “Abla, sen yabancı değilsin. Lütfen al, istediğin zaman getir” diye uğurladı. Dükkân boştu ama adam iş yapamamasına rağmen zengindi.

İlerledim, simsiyah giyimli bir meczup görünümlü bir bey ile yanında aynı onun gibi simsiyah bir köpek önümde yürüyordu. Bizim burada eskiden sinema sonradan düğün salonu olarak hala devam etmekte olan ve girişi ile çıkışı bir pasaj(Can Sineması) olduğundan çift kapısı, girişi olandan girdi adam.
Köpek durdu. Sonra hızla köşeyi koştu köpek ve diğer kapıdan adamı karşılamak için beklemeye başladı. Adam ilerledi, köpek arkasında…

 Ben arkalarında, arada bana bakmayı ihmal etmiyor siyah köpek.
İkisinin de üzerinde çalıklarda yatmış izi veren otlar var. Park olan yere girerken siyah köpek durdu. Adam ilk kez arkasına hafifçe döndü ve “Gel, oğlum!” diye seslendi. Köpek, oralı olmadı. Bana baktı ve durdu. Ben fırına uğradıktan sonra onlarla ayrıldığım sokağın başına yeniden döndüğümde kaldırımda siyah köpek beni bekliyordu.

Onlar gibi kimsesiz miydim? Onlar kadar hissiyatlı mı? Ya da insanların bu hoyratlıklarında yeterince nemalanmış mı? Kim bilir? Siyah köpek, sahibine gitsin diye parka girdim baktım gelmiyor. Oraya yattı. Bana baktığı noktada.

İlerledim,
Pat bir Kumru konuverdi, adeta yolumu kesti. Yüzüme baktı.
Bir Pazar günü, an içinde anlar…
Hayat, yaşamayı bilenler için sanırım ve en çok da kendinden başkasını görebilenler için…

EMEL SEÇEN,20 Aralık 2020, İstanbul

Bu yazı 585 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum