Fisun PEYNİRCİOĞLU

Fisun PEYNİRCİOĞLU


Corona Da Yaşananlar Ve Sonrası Nasıl Olmalı

02 Haziran 2020 - 11:27 - Güncelleme: 02 Haziran 2020 - 11:36

< Evde Kalmaya DEVAM....
BUÝÜKLERİMİZ  Daha iyi bilir.......)))))))
 
OUTSİDE DANCE........!!!....
 
Buna BENZER YAZILAŔİ pek çok hekim yazıyor...
BU DA ONLARDAN BİRİ..........!!!

Bu yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.
Herkes bunun bilincinde ama
Bir doktorun birebir yaşadıklarını okuyalım
Hep birlikte .....
 
65 +  yas üzeri kitleyi gaza getirmeye çalışanlara....;

Ben kimim?
 Dr. Alpay Genç.

Neredeyse 30 yıllık doktorum.. Sadece İstanbul’un değil Türkiye’nin en büyük en kozmopolit ilçesinde üniversite hastanesinde 3. basamak acil servis doktoruyum.
 
Mart başında pandemi geldim geliyorum derken evdekilere bulaştırmayım diye evimi terk ettim,  hala da otelde yaşıyorum.
 
Başka, hastalığı kapacağımı tahmin edip olur da ölmez isem geri kalan ömrümde şunları şunları yapacağım diye liste yapıp paylasan biriyim.
 
Covid 19 u kapan, ciğerlerinde ciddi lezyonlar olan, 15 gün tedaviden sonra daha tam iyileşmeden koştura koştura acil servise görevi başına kosan biriyim. Gazetelerde Covid i yenen doktor görevine başladı diye haberler, röportajlar bile çıktı.
 
Acil serviste onlarca covidli hasta elimde öldü. Servise sağlam yatırdığımız bir kaç saat sonra yoğun bakıma yattı, yoğun bakıma yatırdığımız bir kaç saat sonra eks oldu.
 
Elimizdeki gerçekler:
 
1)Hastalığın şakası yok.
 
2) Acil servise gelen hastaların %80 i 65 yas uzeri idi ve bir ya da bir kaç tane es hastalığı olan hastalar idi.
 
3).Virüs çok bulaşıcı ben acil servisten kaptım, bir çok hemşiremiz kaptı, iki tane direk hasta ile irtibatı olmayan sekreterimiz bile kaptı serviste yattılar, tedavi aldılar.
 
4) Tüm sağlık çalışanları gibi gece gündüz canla basla çalıştık. Şükür bizim hastaneden şehit olan sağlık çalışanı olmadı.
 
5) Virüs ülkenin florasına girdi, öyle ya da böyle insanlar kümeler halinde enfekte olacaklar.
 
6) Önemli gerçek su ki yaslıları ve co morbiditesi olan hastaları özellikle SEÇİYOR virüs, ve o hastalıkların çoğu, yaş ile birlikte ortaya çıkıyor.
 
7) Ben gençliğimde ringe çıkan dayak atan dayak yiyen ağrıya acıya dayanıklı biriyken, hasta yatağımdaki şiddetli kas ağrılarını tanımla dediklerinde, 10 kişinin arasında kalmış da sopalarla dayak yemişim gibi her yerim ağrıyor, uykuda sağımdan soluma dönerken bile ağrıların şiddetinden uyanıyorum, ben bu yaşımda zor dayanıyorken Allah yaslılarımıza güç kuvvet versin diyen biriyim.
 
8) Ortalama 5 günde-  bir haftada götürüyor. Hastalık. Öyle ben sosyal mesafeye uyarım diyenler, hiç kendini aldatmasın. Bizim iki sekreterimizi de uydular korundular sonuç bu.
 
9) Annem babam 1944 doğumlular. 76 yaşındalar. Haziran da sokağa çıkma yasağı kaldırıldığında ben bir ay daha çıkmalarını istemiyorum. Sanırım net.
 
10 ) Asisi yok, kesin tedavi eden ilacı yok ve virüs bence gen yapısı seçiyor. Annesini babasını bir hafta önce toprağa veren bir doktor meslektaşımızı o cenazelerden bir hafta sonra kaybettik.
 
Hükûmette değilim, anamın babamın özgürlüğünü kısıtladığımı da düşünmüyorum, sadece onların sağlığını düşünüyorum.
 
Yıllardır muhalifleri olduğum sizlerin saydırdığı bu hükûmette ben sağlık bakanı olsa idim, yine ayni şeyi yapardım.
 
Devlet vatandaşının hayatını korumakla yükümlüdür. İkincisi devlet sağlık sistemleri gibi sistemlerinin tıkanmadan çalışmasından sorumludur.
 
Bir hafta içinde 20.000, 65 yaş üstü vaka birden gelse hastanelere;  hangi birine yatak bulacaksınız hangi birine Yoğun bakım yatağı bulacaksınız. İtalya’daki gibi olurduk bazı hastaları müdahale etmeden hastane koridorunda ölüme terk ederdik. Bu yaşanmadı ise o 65 yas sokağa çıkma yasağı nedeni ile yaşanmadı.
 
Ne benim gibi acil serviste hasta gördünüz, ne elinizde insanlar öldü, ne o insanlara yardım edeyim derken benim gibi Covid kapıp ciğerlerinizde lezyonlar oluştu; ne nefes darlığı, ha öldüm ha ölüyorum korkusu çektiniz, ne ölen meslektaşlarımızın çocukları umurunuzda, neymiş sosyal mesafeyi koruyarak çıkabilirlermiş. Cahilliğin bu kadarı anca tahsil ile mümkündür.
Ben uç aydır eve gitmiyorum eve; çocuğuma sarılamıyorum, hanımefendiler beyefendiler kendi kendilerini gaza getiriyor neymiş özgürlükleri kısıtlanmışmış.
 
Evde kapalı kalmanın kolay olmadığın farkındayım, ama akil ve is gücünüzü verimli bir alana kanalize edebilirsiniz.
 
Hiç bir şey gelmiyorsa elinizden Covid ile mücadele ederken hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının çocukları için düzenlenen bağış kampanyasına 3 kuruş katkı yapınız ki İnsanlara yardım edeceğiz diye Özgürlükleri sonsuza kadar kısıtlanan meslektaşlarımın geride bıraktıklarının acısına bir nebze derman olun.
 
Bilginize
Dr.Alpay Genc
YAŞAM ŞEKİLLERİ DEĞİŞECEK
Yaşam şekilleri zorunlu olarak değişecek. Her şeyden önce bireysel olarak insanlar eve kapanmanın, içe dönmenin sonucunda biraz sudan çıkmış balık gibi olacaklar. Alışkanlıklarını, düşünme şekillerini değiştirecekler. Öncelikle hijyene çok daha fazla dikkat edecekler. Sağlığına dikkat etmeyen insanlar dışlanacak. Ayrıca bu dönem sonrasında da daha tutumlu insanlarla karşılaşabiliriz. Dışarı çıkan, gezen, kulüplere, restoranlara giden, tiyatrolara sosyal yerlere giden insanların sayısı belli bir dönem azalacak. İnsanlar toplu yerlerden belli bir dönem uzak duracaklar. Evde vakit geçirmekten zevk alacaklar. Yeni planlar, yeni başlangıç için yeni hedefleri olacak. Ve farklı bir kişilikle yeni bir hayata başlayacaklar. Zihinsel olarak ise insanları, büyük bir depresif sonun başlangıcı bekliyor. Evde kalmanın verdiği içsel sorgulama sonucu insanlar, adaptasyon güçlüğü yaşayacak. Gündelik yaşamda zorunlu değişimler görülecek. İnsanlar işine gidecek ama mesafeli kalacak. Evde vakit geçirmenin güzel yönleri ağır basacak. Aileleriyle vakit geçirmesini öğrenecekler. Çocuklarına, eşlerine vakit ayırmanın ne demek olduğunu öğrenecekler. Yani kendi küçük dünyalarını yaratacaklar. İnsanların spora eğilimleri artacak. Sağlık konusunda farkındalık artacak. Daha sağlıklı olma hali trend olacak.
 
Toplumsal olarak insanlar olaylara sadece bireysel olarak bakmaktan vazgeçecekler.
 
Aile değerleri öne çıkacak. Çünkü insanlar bu dönemde ailelerini özledi, büyüklerini özledi. Aileler kadar, komşuluk ilişkileri artacak, dostluklar değerlenecek, arkadaşlıklar önem kazanacak.
 
Korona günlerinin sonrasında belki de en önemli değişim sağlık konusunda yaşanacak. Sağlık alanında toplumsal duyarlılık artacak. İnsanlar sağlık konusundaki farkındalıklarını yeniden kazanılacak.
 
İnsan sağlığının ne kadar önemli olduğunu hepimiz çok acı bir şekilde birebir yaşadık.
 
Ölüm hep vardı ancak bugüne kadar çok uzaktı. İnsanlar adeta bu düşünceyle yaşamını kıymetini bilmiyorlardı. Artık yaşamla ölüm arasındaki sınır pamuk ipliğine bağlandı. Her an kopabilir. Birisinden bir virüs, bir hastalık kapabilirsin. Aslında vücudun bir yerinde bir hastalık da belirebilir. Bunlar insanların bütün yaşadıklarını ortadan kaldıracak ve bütün planlarını da altüst edecek. Artık planlar değişecek. Zira insanlar ölümün nefesini enselerinde hissetmenin ne demek olduğunu anlayacaklar.
 
Hepimize bundan sonra sağlık dolu, coronasız günler temenni ediyorum.

Bu yazı 217defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum