Hüseyin KARATAŞ

Hüseyin KARATAŞ

SORMASI AYIP
[email protected]

SORMASI AYIP

20 Eylül 2021 - 20:07


GÜNAYDINNN EYY CAHİLİYE DÖNEMİNDEN KALMA İNSANLAR. GÜNAYDINNNN…
Gazete ve dergilerde zaman zaman yazılar yazmaktayım. Televizyonda programlarım vardı. Yazılarımda köşe adı ve televizyonlarda program adı “SORMASI AYIP” idi.  
Değerli Yaşar Kaba dostum, Anadolu’nun bu nezaketli soru başlığı altında bir araya gelmemizi önerdi.
Bilirsiniz. Anadolu’da nezaketle sorular sorulur böyle. “Gömleğini çok beğendim.  Sorması Ayıp, nereden aldın?”

“Sorması Ayıp” bu yazılarımızda da bazı sorular sorarak muhabbet edebilir miyiz?
Bir Diyanet İşleri Başkanımız var.

Sabah karşılaştığınız birine ne söyleyeceğinize bile o karar veriyor. Günaydın demek, cahiliye döneminden kalmaymış. Günaydın derseniz, cenaze namazınız kılınır mı? Kılınmaz mı? Gideceğiniz yer cennet mi, cehennem mi neredeyse o karar verecek.

Siyaset onda. Ekonomi onda. Eğitim onda. Milyarlarca bütçe onda.
Bugünlerde çok gündemde. Cumhurbaşkanı danışmanı diyen var. Gelecek Cumhurbaşkanı diyen var. Şeyhülislam olacak diyen var. Her mahkemenin başkanı diyen var.

Ülke ekonomisinin geldiği nokta, 20 yıllık iktidarın ciddi oy kaybettiği rakamlarına yer veren anket sonuçları, ülkemizde erken seçim olup olmayacağını, %10 barajın düşürülüp düşürülmeyeceğini  tartışma konusu yaptı.
İktidar; “Bu sözler hikaye. Seçimi kazanacağız” diyor.

İyi de, ekonominin battığı, zamların yaşamı çekilmez hale getirmesi nedeniyle insanların ekonomik sıkıntılar yüzünden intihar ettiği, insan haklarının, basın özgürlüğünün, toplantı ve yürüyüş özgürlüğünün tamamen yok sayıldığı ve eleştiren yüzbinlerce insanın ceza davalarında sanık sandalyesine oturduğu bir ortamda seçim olursa, nasıl olacak ta iktidar iktidarını koruyacak?

Seçim sonuçlarını açıklayan ve kararları tartışmasız geçerli, aleyhinde bir başvuru makamı veya yargı makamı olmayan Yüksek Seçim Kurulu bu beklentide bir taraftar mı?

2018 yılında, Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı’nın da katıldığı bir toplantıda, “ Kanun, oy pusulalarının mühürlü olmasını zorunlu kıldığı halde, mühürsüz oyları geçerli sayan Yüksek Seçim Kurulu; muhalefet partilerine verilen her üç oyun ikisi iktidar partisine verilmiş sayılır” diye bir karar alırsa ne yapacaksınız? demiştim.
Ardından gelen 2019 yerel seçimlerinde ne oldu? Bir zarftan çıkan üç pusula geçerli, bir pusula geçersiz sayıldı mı? “Hiçbir şey olmasa bile birşeyler oldu” denerek evet. Maalesef.

Bu durum karşısında, ekonomiye bile ekonomi bakanı kadar karışan, fahiş fiyat vs diyerek her şeyi dini boyutta değerlendiren ama özünde iktidar yanlısı söylemlerde bulunan Diyanet İşleri Başkanı’nın sadece söylediklerinin değil, aynı zamanda aldığı kararların tartışılmayacağı bir makam olan Yüksek Seçim Kurulu Başkanı olması önünde hukuksal olarak herhangi bir engel var mı? YOK.

Yüksek Seçim kurulu 11 üyeden oluşuyor. 6 sı Yargıtay üyelerinden 5 i Danıştay üyelerinden seçiliyor. Danıştay üyesi olmak için Yüksek öğretim okumak ve bir üst makamda bulunmuş olmak yetiyor. Hukuk öğretimi gerekmiyor. Diyanet İşleri Başkanı, İlahiyat Fakültesi mezunu. Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir makamda bulunmuş ve bulunuyor.

Danıştay’dan çay toplayan bir üye istifa etse, Diyanet İşleri Başkanı üye olarak atanabilir mi Danıştay’a? Evet.
Aynı gün Yüksek Seçim Kurulu’ndan bir üye istifa etse, Danıştay’da  henüz binaya girmemiş yeni üye, Yüksek Seçim Kurulu üyeliğine seçilse ve aynı gün de YSK başkanı istifa etse ve YSK üyeliğine yeni seçilen, henüz binaya girmemiş üye, Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığına seçilebilir mi?
Hukuka tamamen uygun mu? Uygun.
Benzer örneklerini gördük mü? Gördük.

Sorması ayıp; Seçim sonuçları; “Şu partiye oy veren abdestliydi, namazlı niyazlıydı, şu oyu veren öbürü değildi, cahiliye fikirliydi. Bu nedenleeee …” diye  açıklanır mı sizce?

YORUMLAR

  • 0 Yorum