Mehmet Necati GÜNGÖR

Mehmet Necati GÜNGÖR


Bize de Bu Yakışır.

07 Haziran 2020 - 13:58

Tam, “diğergâm bir başkanımız var” diye söze başlayacaktım ki; önce imlâ kılavuzuna baktım, doğru mu diye.
 Meğer yanlış biliyormuşum.
 İmla kılavuzunda “diğerkâm” diye geçiyor, böylece doğruyu bulmuş oldum.
 Evet, diğerkâmlık, insan ilişkilerinde önemli bir duruştur.
 “Kendinden önce başkalarını düşünmek” olarak bilinir. 
 Başkanımızın diğerkâm olduğunu nereden mi biliyoruz?
 “Üç beş maskeyi dağıtamadılar” suçlamasına karşın ABD’ye tamı tamına 500 bin maske göndererek muhalefete ders vermiş.
 Boşuna “dünya devletiyiz” denilmiyor.
 Bakınız, ABD’ye ve hatta başka ülkelere nasıl yardımlar yapmışız:
Üsse indirilen yardım kolilerinin üzerinde, Cumhurbaşkanlığı forsu, Türk ve Amerikan bayraklarının yanı sıra Mevlana'nın "Ümitsizliğin ardında nice ümitler vardır. Karanlığın ardında nice güneşler vardır." sözlerinin Türkçe ve İngilizcesi yer almıştı.
Kolilerde, 500 bin maske, 400 bin önlük, 2 bin litre dezenfektan, 500 yüz koruyucu ve 400 N95 tipi maske ile 1500 koruyucu gözlük olduğu bildirildi.
TSK'ye ait A400M nakliye uçakları daha önce de İtalya, İspanya, Makedonya, Karadağ, Sırbistan, Bosna-Hersek, Kosova, İngiltere ve Somali'ye yardım taşımıştı.
Türkiye gerçekten dünya lideri.
AKP sözcüsü Çelik, Koronovirüs sürecinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkese 5 bin TL yardım gönderildiğini söylerken herkes cebine baktı, var mı diye ama, bunu boş geçelim. Siyasette söylenir bu tür sözler. Kimi inanır, kimi “nerede, kimin cebinde?” diye sorarak densizlik yapar.
Türkiye’miz zengin ülke olmasa bu tür yardımları ABD’ye ve başka ülkelere nasıl gönderebilir?
Hem zengin, hem diğerkâmız.
Kendi halkımızdan önce insanlığı düşünen bir yapımız var.
Bize de bu yakışır!
NOT:
Rahmetli babamın vefatı ile ilgili yazıma çok sayıda güzel mesajlar aldım.
Mesaj gönderenlerin hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Rahmetli yanlış işlerin içinde olmadı.
Yanlış teklifte bulunanları da “bana namussuzluk mu teklif ediyorsun?” sorusuyla payladı.
Ekonomik bakımdan sıkıntıları da oldu ama, dürüstlükten şaşmadı.
Bir örnek:
O tarihlerde milletvekili adayları ön seçimle belirleniyordu.
Bir aday sabahın köründe evimize geldi.
Sehpanın üzerine bir miktar para koydu, “bazı harcamalarınız olabilir” diyerek de gaz almaya çalıştı.
Rahmetli’nin cevabı şu oldu:
“Bana namussuzluk teklif ettiğinizin farkında mısınız?”
“Bu zarfı cebinize koyun, etrafa para saçmayın.
Çünkü bu seçimi kazanamayacaksınız. Ben de oy vermeyeceğim size.”
Diyerek konuşmayı bitirmişti.
Siyasetin geçim ve yolsuzluk kapısı olmadığını davranışlarıyla ortaya koyan bir taşra politikacısıydı.
Mekânı cennettir inşallah!

Bu yazı 158 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum