Mehmet Necati GÜNGÖR

Mehmet Necati GÜNGÖR

[email protected]

DİYANET BUNU YAPARSA

16 Mart 2022 - 22:28


            Devlet görevinde bulunduğum yıllarda Diyanet İşleri Başkanlığı çalıştığım Devlet Bakanlığı’na bağlıydı.

            Bakanımız, Kâzım Oksay’dı.

            Milletin parasını dikkatle, özenle kullanan bir bakandı.

            İsrafa asla geçit vermedi.

            O dönemde Diyanet’in başına getirilen başkanların tamamına yakınını tanıma fırsatım oldu.

            Hepsi, gerçek manada din adamlarıydılar.

            Mehmet Nuri Yılmaz, son başkanlarımızdandı.

            Kendileriyle olan dostluğum halen devam etmektedir.

            O da düzgün bir insandı, fevkalâde bilgili bir Diyanet İşleri Başkanıydı.

            İsraftan hep kaçındı.

            Makam arabası eskiden kalmaydı ama değiştirmeyi aklından bile geçirmedi.

            “Milletin parasına yazık” diyerek birçok harcamadan kaçınmıştı.

            Diğer başkanlarımız zamanında da aşırı harcamalara şahit olmamıştık.

            Son başkan bizleri hep şaşırtıyor.

            Önce siyasete bu kadar teşne oluşuna şaşırdık.

            Atatürk ve Cumhuriyete olan karşıtlığı şaşırtmadı

            Bu yüzden, Türk halkı tarafından sevilmedi, saygı görmedi.

            Eski başkandan kalan makam otosu yolda kalıyormuş, o korku ile eski makam aracını terk edip, şimdilerde son model VİP minibüse biniyormuş.

            Sosyal medyaya görüntüleri düştü.

            Ayrıca, Diyanetin tamamı tamına 53 tane makam aracı daha varmış.

            Bu araçların kimlere tahsis edildiği, hangi görevlerde kullanıldığı ise bilinmiyormuş.

            Başkanlık personeline, 11 bakanlığa denk bütçesiyle pahalı imkânlar sunan Başkanlığın, ülkemizin en iyi turistik yörelerinde bir de kampı varmış.

            Birkaç trilyon liraya mal olduğu söylenen bir kamp.

            Başkanın da harcamaları da lüks düzeyde imiş.

            Ne diyebiliriz, bal tutan her zaman parmağını yaladı bu ülkede.

            Başkan da yalayabilir.

            Ancak, “yolda kalacak korkusuyla binemiyorum” dediği makam aracına yeni ve lüks makam aracını tercih ettiği için binmediği anlaşılınca böyle bir aykırı beyanda bulunması makamına yakıştırılamadı ve kınandı.

            Bir Diyanet İşleri başkanı, eskisini beğenmeyip lüks bir makam aracı edinmişse bu tür gerçek dışı mazeretlere sığınmamalıdır diye düşünenler yanılmış olmalılar.

            Ama halk gördüğüne inanır ve ayıplar.

            Ali efendi İngiltere’den ev satın aldığı iddiasına ne buyurur?

            Cevap verirse onu da yayımlarız.

            NOT: TÜRK milletini cüzzam illetinden kurtaran değerli bilim kadınımız Türkân Saylan’ı rahmet ve minnetle anıyoruz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum