Reklam
Merve ÇAPAN

Merve ÇAPAN


Büyüyen Canavar

22 Ekim 2020 - 22:54

Tarikatlar inançla sınırlı kalmayan, politika ve devletin sosyal yaşamına karışıp devleti ele geçirip inanç gözemeksizin çalışan örgütlerdir.

Tarikattaki şeyh -mürit ilişkisi aklı, eleştiriyi, bilimi dikkate almaz.
Tarikatlar da Tarikat şeyhi tüm hayatı belirleyen yol göstericidir. Tarikatlar dernek, meslek kuruluşu vakıf, sendika değildir.

Tüzükleri, yazılı olduğu kuralları yoktur. Şeyhin ağzından çıkan kuraldır ve tarikat üyeleri de bu kurallara biat etmelidirler. Türkiye Cumhuriyetinde cami ve mescit şeklinde, vakıf suretiyle tekke ve zaviyeler faaliyetlerini sürdürmektedir.

Tarikatlarda şeylik, dervişlik, müritlik, dedelik, şeyhlik, dervişlik, çelebilik, emirlik, halifelik, büyücülük, üfürükçülüktür. Gaibten haber verme, muskacılık gibi sıfatlara da hizmet vermektedirler. Tarikat ortamında özgürlük, serbest düşünce, tartışma, araştırma pozitif bilimlere dair hiçbir yöntem kullanılmaz. Türkiye'de aktif oldukça yüksek sayıda tarikat ve cemaat bulunuyor. Bunların bağışçı vatandaş sayısı yaklaşık 2.6 milyon kişi. Gelir kaynakları kendilerini destekleyen, işletmeler ve bağışlarla günden güne şirketleşmektedirler. 

Türkiye'de  ve onlara bağlı 400 kol bulunmaktadır. Açıktan faaliyet gösteren tekke sayısı 445'tir.Birde Apartman Medresesi var bunların sayısı ise bilinmemektedir. Siirt, Diyarbakır, Mardin, Adıyaman, Batman, Van, Hakkâri, Şırnak, Muş, Bitlis ve Şanlıurfa’da cemaat ve tarikatlara ait 800 medrese bulunmaktadır.
Tarikatların örgüte ve büyüme amaçlı yaptığı yatırımlardan biride özel okul açmaktır.     
Türkiye'de 10 bin 53 adet özel öğretim kurumu var ve bunlardan üçte biri bir tarikat ya da cemaatlerle ile ilgili olduğu iddiaları var.

İddialara göre Tarikat ve cemaatlerde öğrenim gören öğrenci sayısı 210 binin üzerindedir.   Türkiye'de işlevsel olarak  Nakşibendiler, Menzil, İsmail Ağa, İskenderpaşa ve Erenköy Cemaati, Süleymancılar, Işıkçılar ve Nur Cemaatinin içeresinde 44 ayrı kol bulunmaktadır. Özellikle Erenköy Cemaati, Süleymancılar, Menzil gibi tarikatların iş ve çıkar ilişkileri vardır. Bu cemaatlere ve tarikatlara ait şirketler, hastaneler, özel okullar mevcuttur. Bu tarikat ve cemaatler kendini gizleme gereği bile duymamaktadırlar.
Türkiye'nin dört bir yanını saran tarikatlar ve cemaatler, ülkemizde sahip olduğumuz en en önemli değerler olan Cumhuriyete ve Laikliğe çok ağır darbeler vurmaktadırlar.

Sağlık Bakanlığı, Jandarma; Gülen yapılanmasından boşalan Emniyet Teşkilatının içinde örgütlenmiş durum da oldukları iddiaları doğruysa, ülke gelecekte yine ciddi tehdit altındadır.. Ülkemiz için zehirli bir sarmaşığa dönmüş görünüyor yine bir 15 Temmuz yaşamamak için Cumhuriyet yasaları eksiksiz uygulanmalı boşluklar var ise giderilmelidir.

Bu şirketleşmiş, tarikat ve cemaatler her gün geleceğimizden büyük bir pay çalmaktadırlar. Bizler bu oluşumun ülkemiz için ne denli tehlikeli olduğunu gün geçtikçe daha fazla anlamaktayız. Tüm sosyal ve siyasa hatta ekonomik yapımızı olumsuz etkileyen bu zehir dolu kurumlar derhal kapatılmalıdır. Türkiye'nin geleceği için en fazla endişelenmemiz gereken konu bu tarikat ve cemaatlerin işlevsel olarak çalışmalarına devam etmesidir. Bu durum ülkemizin siyasal ve sosyal ortamına en fazla zarar veren oluşumlardır. Her gün büyüyen ülkemizin gırtlağına dayanan bu canavarın ellerini kollarını kesip varlığına son vermeliyiz.  Ekonomi ve siyasal yapılanmayla olan bağlarını derhal kesmeliyiz. Ülke olarak içinde bulunduğumuz tehlike gerçekten çok büyük. Yarınlarımız için aklımızı başımıza alıp halkın gücü ve alınacak çok hızlı kararlarla bu kanayan yaraya derhal son vermeliyiz. Atamız bu tehlikeyi yıllar önce görmüş “Tam 17 Aralık 1927'de Mustafa Kemal Atatürk Mecliste şunları söylemiştir." Efendiler biz tekke ve zaviyelere din düşmanı olduğumuz için değil; bilakis bu yapıların devlet düşmanı olduğu, Selçuklu ve Osmanlı'yı batırdığı için yasakladık. Çok değil yüz yıla kalmadan, eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki bazı kişiler bazı cemaatler bir araya gelerek, bizlerin din düşmanı olduğunu öne sürerek, sizlerin oyunu olarak başa geçecek ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirine düşeceklerdir. Ayrıca unutmayın ki o gün geldiğinde her bir taraf diğerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacaktır"

Atamız yıllar önce yaşayacağımız şeyleri apaçık bize göstermiştir. Uzun yıllardır bu tarikat ve cemaatler, örümcek ağı gibi her yanımızı sarmış, ülkemizin yarınları için kabus olmuşlardır. Atamızın dediği gibi " En hakiki tarikat , medeniyet tarikatıdır. 1990 yılında çıkartılan yasa ile Türbelerin açılma yetkileri Kültür bakanlığına verilmiştir. Türbelerin açılması, tarikatların tekrar yayılmasını sağlamıştır. Ne yazık ki günümüz dede faaliyetlerini meşruymuş gibi sürdürmekte ve tüm siyasal yapıyı sarmış durumdadırlar. Ülkemiz ve geleceğimiz için son derece zararlı bu kurumları derhal kapatmalı, maddi ve politik ilişkilerine son verilmesini halk olrak sağlamalıyız. Bu canavarın gölgesi derhal yurdumuzun üzerinden kaldırmalıyız. Aklıma bu oluşumlar dinin, Kuranın neresinde diye bir soru geliyor. Öylesine belirgin bir ayetle bu durum yasaklanmış ki " Sakın fırkalaşmayın, grup grup ayrılmayın Allahın ipine sımsıkı sarılın, gruplaşanlardan" olmayın diye ayet bulunmaktadır. Yazıkkkk çok yazık yaşananlar tek bir söz ile özetlenebilir. CEHALET.....
                                                                                                                                             

Bu yazı 423 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum