Perihan KOCA

Perihan KOCA

SANATIN RENKLERİ

Baharda Kalma Sanatı

16 Mayıs 2020 - 12:07

Nice güzellikleri bünyesinde barındıran Mayıs’ın neşesiyle asaletiyle, ezgisiyle yoğrulduk bugünlere erdik. Baharın ılık nefesiyle soluklandık, cilvesiyle hüzünlendik, getirdikleriyle esinlendik, tükettikleriyle düğümlendik.

İlmek ilmek çözüldük, boğum boğum düğümlendik. Takvimler her 19 Mayıs’a geliğinde el ele, yürek yüreğe birlik olup kenetlendik.

En az 25 Önemli günü kutladık, kutlayacağız.

Bu önemli günlerde; fikren, fiilen ya da duygu ile bir araya geldik. Takvim yapraklarına işaretli bu değerli ve önemli günlerimize, bizleri hırpalayarak, yıpratarak eklenen Salgın (pandemi) günlerini ibretle ekledik.
Kısıtlamaların, sakınmaların, fedakârlıkların vefaların ve cefaların dögüsünde dolaştığımız bu Pandemi günlerimizde acılar, maddi ve manevi kayıplar yaşadık, yaşıyoruz.

Doğaya yaptığımız iştahlı saldırıların karşılığında, doğa maruz kaldığı ataklar gibi son derece iştahlı, agresif ve harap edici yıkımlar yaşattı.

İnsanın doğaya yaşattığı kayıp ve talan, nasıl bir akibete yol açacağının uyarı çığlıklarına rağmen devam ett. Doğa da defaten sinyallerini verip insanlığı uyardı aslında.
Gören ve düşünen akıl, görüneni görmezden gelmeye devam etti ve ediyor.

Kısıtlamalı günlerimizde doğa bir kez daha konuştu, kendini gösterdi, eşssiz güzelliklerini özgürce sergiledi. Doğa ile iç içe yaşayan insan denen varlık ise dört duvar arasından, beyaz ekran penceresinden iç geçirerek seyretti. Seyretti de bu unutan insan denen varlık ne denli ders çıkardı tartışılır.

Baharın müjdesini, elimizde eldivenlerle, yüzümüzde maskelerle, gözümüzde görmeyi beceremeyen perdelerle karşılarken buruk selamlama ile kucakladık.
Ne baharı anladık ne de baharda kaldık.

Siyasetçiler ayrı tellden, toplum ayrı telden sazımızı çaldık. Bam teline denk geldikçe uzun havalar eşliğinde çoğlıklaştık.

Kimi yönetimler elinin tersi ile itekledi. Bu senden bu benden diyerek ayrımcılık davuluna tokmak çekip, yoksulluğa ve yoksunluğa, zurnanın zırt dediği yere parmak tıkayarak cevap verdi.
Kimi yönetimler ise sazın ince telinde gezinen zarif bir el gibi dokunarak, insanı, çaresizlikleri yüreğinde hissetti. Olanaksızlıkların açmazında yaratıcılıklarıyla, elden ele uzanan, gönülden gönüle dokunan yardımlarıyla, halktan halka uzanan uzun ince bir yol çizdi.

İşte yönetimler ve bireysel girişimler; insana insanlığı yaşatan, insana insanlığı hatırlatan güzelliklerdi. Yüreklere bahar müjdesi olan bu güzelliklerin ortak gerçeği baharda kalma sanatını başarıyla hayata geçirenlerdi.

 Bu vesile ile ufkumuza, ruhumuza, dimağımıza daimi bahar neşesi bırakan, 19 Mayıs ATATÜRK’Ü Anma Gençlik ve Spor Bayramınızı Başkomutan Mustafa Kemal ATATÜRK Sözlerini anlayıp anarak kutlamak isterim.

"Her şeye rağmen muhakkak bir ışığa doğru yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletimin hakkındaki sonsuz sevgim değil, bugünün karanlıları, ahlâksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir.

"Gençler, cesaretimizi güçlendiren ve sürdüren sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve kültür ile insanlık değerinin, vatan sevgisinin en değerli örneği olacaksınız."

Değerli dostlarım; Baharda kalma sanatında yüreğiniz engince, gönlünüz zengince, düşünceleriniz güzelce, fikirleriniz özgürce, sağlığınız düzgünce, Siyasetiniz asilce, hitap, söylem ve eyleminiz insanca olsun.
Bir sonraki yazılı sohbetimizde buluşmak üzere bahar kokulu yüreklerinize bir şiirimi, yağlıboya resmimin görselini ve youtube’da yer alan (Aynı camdan bakan iki çift gözle – İKİMİZ - TIKLA İZLE) bir şarkımı bırakıyor, sanatın ışığında özgürce soluyacağınız uzun nefesler, sağlıkla sürdüreceğiniz bir yaşam, toklukla geçineceğiniz bir ömür, estetikle şekillenmiş haller, adaletle övüneceğiniz düzen, eşitlikle yaş alacağınız yıllar, eğitimle evrileceğiniz duruşlar, ilimle üreteceğiniz oluşlar, doğayla  ve insanla barışacağınız ahlaklar ve sanatla besleneceğiniz ruh güzelliği diliyorum.
#olabildiğince evdekalın
Perihan KOCA

VİRÜSLER
 
Taşır başta kral tacı
Bedenlerde konaklanır
Tanımaz hiç hacı bacı
Bulaşırsa can usanır
 
Ön cephede sağlıkçılar
İlim ile çalışırlar
Virüslerle savaşırlar
İlaç yoksa can usanır
 
Başındaki tacı kayıp
Kim çalmışsa etmiş ayıp
Sırça köşkte ağırlayıp
Dolaşırsa can usanır
 
Ekmek halktan suyu ranttan
Bağırıyor ekranlardan
Konuşuyor şurdan burdan
Çözüm buysa can usanır
 
Virüslerle sınav bitmez
Cehaletle ömür geçmez
İnsan neden akıl etmez
Düşünmezse can usanır
 
Halk gücünü unuttukça
Vicdanını kuruttukça
Sessiz kalıp uyudukça
Sorun çoksa can usanır
 
Ezanların selasında
Dört duvarın arasında
Sessiz çığlık var aslında
Yaşam buysa can usanır
 
Tende canı bezdirenler
Yasaklarla gezdirenler
Meçhul sonu sezdirenler
Virüslerse can usanır
 
Görünen ve görünmeyen
Mecazı da unutmayan
Eğilmeyen bükülmeyen
Sanat sussa can usanır
 
Perihan’ın gördükleri
Fırça ile çizdikleri
Kalem çekip yazdıkları
Bilinmezse can usanır
Perihan KOCA 01.04.2020

Perihan Koca
perihankoca.com
sanatinrenkleri.com
[email protected]
[email protected]
Instagram, Twitter ve Facebook
 

Bu yazı 500 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum