Perihan KOCA

Perihan KOCA

SANATIN RENKLERİ

Yaşam Sahnesinde Kalma Sanatı

28 Nisan 2021 - 06:56

Ruhumuzda doğan fırtınaları dizginleyerek isyanlarımıza zincir takmaya devam ettiğimiz bu süreçte akıl ve mantığımıza sobelenen abuklukları yaşayarak, akıl, benden ve ruh sağlığımızı korumaya devam ediyoruz.
Daha önce de sizlere yansıttığım gibi insanlığın ve insanların yaşadıkları Travmalar ruhumu incitiyor, yüreğimi örseliyor.

Sanat ve canım ailem kızımla, torunumun varlığı ile nefes alabiliyorken, tanıklık ettiğim bu travmalar soluklanmamı kısıtlıyor.
Sadece kısıtlamakla kalmıyor, neşemi yüzümden, yüreğimden uzaklaştırdığı gibi sanat üretimimi de etkiliyor. Nihayetinde algılarımın, duygularımın ve gözlemlerimin izdüşümünde, ilgili sanat çalışmalarımda da olumsuz, sınırlı, tekrarlı doğuşlara, oluşlara yol açıyor.
Sosyal, ekonomik, psikolojik ve siyasi gündem huzurun ayarlarıyla oynuyor, kaygıların Volümünü artırıyor.

Teknik cihaz değiliz ki format atılarak fabrika ayarlarına dönelim. Aslında sebep olanlara format atarak doğdukları günkü ayara getirmeli. Bilimle, sanatla, sevgiyle, vicdanla, akılla, zekâyla, hakkaniyetle, merhametle, ahlakla, sanatla, bilinçle, iradeyle, görgüyle, milli şuurla donatmalı. Neyse, bir an bu hayal ile kalmak bile içimde tebessüm oldu.

Pencereden soluduğumuz hava ile yaşama tutunurken, aklımda deli sorular, ruhumda çalkantılar. Yaşayacak yuvası olmayanlar, yuvasında açlıkla boğuşanlar, işsizliğin pençesine düşürülenler, eğitimin yitimini yaşayan gençler, parklarda uykuya yatan oyun alanlarına hasret kalıp kâğıttan oyuncaklarına sarılan çocuklar, tencereye aş taşıyamayan, aşını besinle karamayan anne, babalar, adaletin uğramadığı istasyonda bekleyenler, sökük rayların üzerinde ilerleyen hukukun yolunu gözleyenler ve daha neler neler!...

‘‘Kimi ayakta uyutup götürüyor, kimi ayakta alkışlatıp uyutuyor.’’
Sahi yaşam denen bu sahnede rol hırsızlığı yapanlara, rol kaptıranlardan mısınız, rolünüzü rol yaparak mı oynayanlardansınız yoksa insan rolünüzün hakkını verenlerden misiniz?
Ah evet haklısınız bazıları da tiyatro izler gibi yaşam sahnesinde izleyici rolünde kalıyor ve hatta uyuklayarak karın tokluğuna yaşamın akışını izliyor.
‘‘Toprakta yeşeren yeşile değil de ceplerine yerleşen yeşile tapanlar, elbet bir gün türlü oyunlarla yer aldığınız sahneniz bitecek, perdeler kapanacaktır.’’ diyerek birazda sahnede, sahnelenenlerin minik bir kısmına büyüteç tutarak sohbetimizi sonlandıralım.
‘‘Hayvanlar hayatta kalmak için beslenirken burunlarını kirletmezler.’’
Düşünebilme, konuşabilme, sorgulayabilme yetisine sahip insan denen eşsiz varlığı selamlarken, büyütece takılan son sözümün bir öncesi ‘‘Su içtiği bardağa burnunu sokmamayı başaran insan, bilmediği hususlara ve başkalarının özeline burnunu sokmamayı başaramıyor.’’ Olacak.
Değerli dostlarım bir sonraki yazılı sohbetimizde buluşmak üzere 1 Mayıs işçi ve emekçi bayramınızı dayanışma ruhuyla kutluyorum.
Annelerimizin, anne ruhu taşıyan insanların ve annelerin gününü sevgiyle kutluyorum.

Mustafa Kemal ATATÜRK’Ü Sevgiyle, saygıyla, anlayarak ve vefayla anarak 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramınızı kutluyorum.

‘‘Güfte Renginde Şiir Ritminde’’ Kitabımdan bir şiir ile birlikte Youtube’da yayımladığım (Buselik Makamında https://www.youtube.com/watch?v=6-N90mRebUE ) bir şarkımı, yağlıboya resmimin görselini yüce gönüllerinize bırakıyor, sanatın ışığında güzellikler diliyorum.

İNCE ÇİZGİNİN NERESİNDESİN

Nezaket gereği sessiz duranlar
Bilmiyormuş gibi suskun olanlar
Öncelik hakkını hep tanıyanlar
Zarafet çizgisi aptallık mıdır?

Dünyaya bakışı evren diliyle
Sanata dokunur gönül eliyle
Sözleri sevgiden dost şefkatiyle
Hümanist çizgisi aymazlık mıdır?

Hakk’a inanarak kulluk ederken
Ahlakı erdemle birleştirirken
Vicdanı hukukun gözü kılarken
Adalet çizgisi haksızlık mıdır?

Yürekten alkışla hakkı verenler
Menfaatsiz kalple duygu ekenler
Doğruya ısrarla göğüs gerenler
Merhamet çizgisi bir anlık mıdır?

Bakmayı öğrensek gönül gözüyle
Ön yargısız aklın terazisiyle
Ruhunu dinlesek duysak özüyle
İnayet çizgisi aldanmak mıdır?

Doğarken yazılır bizim adımız
Ölçüsü değişen beyaz bezimiz
Hiçlikle nakşolur ömre şanımız
Bu hayat çizgisi yok saymak mıdır?

İnce çizginin sen neresindesin?
Almadan vermeyi öğrenmiş misin?
İhsanı insanca hak eden misin?
Bu nimet çizgisi inkârlık mıdır?
Perihan KOCA

www.perihankoca.com
www.sanatinrenkleri.com
[email protected]
[email protected]
Twitter & Facebook & Instagram & Pinterest
 

Bu yazı 390 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum