Yakup KAMER

Yakup KAMER

''LAFIN ÖTESİ"

15 TEMMUZ

31 Mayıs 2017 - 11:56

2016'ının ve Cumhuriyet tarihinin en önemli olayıydı. Darbeler ve ihtilaller ülkesi 30 yıllık bir aradan sonra yine darbe teşebbüsüyle karşılaşmıştı. O sıcak Temmuz akşamı ilk jetler uçmaya başlayınca olağanüstü bir olay olduğunu anlamıştık. Benim aklıma ilk düşen PKK veya İŞİD benzeri büyük bir olay veya Yunanistan Suriye gibi bir ülkeyle savaşa girmiş gibi hal olduğunu sanmak oldu. Açıkçası kimse darbe falan beklemiyordu.

 

Ne olmuştu da askerler boğaz köprüsüne çıkmıştı. Üstelik TVler bangır bangır haber yapıyordu? Cep telefonlarımıza Türkiye Cumhuriyeti Devleti adına sokağa çıkın, demokrasimize sahip çıkın mesajları gelirken, ayni anda bunun asker içinde ki dar bir Fetöcü kadro tarafından yapıldığı duyuruluyordu. Ayni anda ana muhalefet parti lideri darbeye karşı çıktıklarını ama CHP lileri sokağa çıkıp bu darbeye karşı koymaya çalışmalarına dair en ufak işaret vermiyordu. Ve Cumhurbaşkanı vatandaşlarını sokağa çağırıyordu. Sonunda ekseriyetle AKP lilerin olduğu kalabalıklar sokaklara dökülüyordu. Ve demokrasi kahramanlığı gide gide sonunda AKP yandaşlarının kontrolünde demokrasi gösterilerine dönüşüyordu.

 

CHP seyirci kalmıştı. Darbeyi devlet ve asker  içindeki yuvalanmış fetöcüler yapmaya kalkmış, yine AKP bastırmış ve kendini demokrasi kahramanı ilan etmişti. Bu yazıları yazan ben dahil milyonlarca Türk vatandaşı seyretmiş ne oluyor yahu demekten öteye gidememişti.  

 

240 vatandaşımız ölürken 500e yakın kalkışmacı öldürülmüş. Tam olarak isimleri bile bilinmiyor. Hainler mezarlığına gömülmüş ve aylar süren operasyonlar sonucu akrabalarıyla beraber bir milyona yakın insan hapsedilmiş, tutuklanmış, devlet kadrolarından KHK kararnamelerle atılmıştı.

 

12 Eylül 1980'de bile böyle bir kırılma yaşanmamıştı. Fakat Fetö terör örgütünün siyasi ayağı bir türlü ortaya çıkmamıştı. Yapılan sorgulamalar ve tahkikatlar raporlar tanzim edilmiş ama davalar sürmekte. Bu davalar asrın davası olmaya devam edecek. Zaman içinde peyder pey olayın canlı tanıkları ve siyasi ergler öldükçe kısmen anlaşılacaktır. Belki de biz de öldükten sonra belki bir yirmi yıl daha kalın sis perdesi aralanmayacaktır. Şundan emim olun 15 Temmuz gerçekleri ortaya döküldüğü zaman; a öyle miymiş denen bir Türkiye olacaktır karşısında. 15 Temmuz'u yaşayanlarda yaşatanlarda çoktan tarihin çöplüğüne gitmiş olacaktır.

 

Kimse onları konuşmayacaktır bile. Belki de amaçlanan budur..

 

Yakup KAMER

 

31-05-2017

Bu yazı 642 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum