Yakup KAMER

Yakup KAMER

''LAFIN ÖTESİ"

KIDEM TAZMİNATI

29 Mayıs 2017 - 14:26

Hükümet yine toplumu çok ilgilendirecek bir konuda köklü değişikler yapmaya çalışıyor. Ama itiraf edelim ki ne yaptığını kimse bilmiyor. Yasa tasarısının ne getireceğini hep birlikte göreceğiz. Sadece şunu söyleyebilirim şuncağız ömrümde hep duyduğum şey patronlar kulübünün şu kıdem tazminatlarını kaldırın çığlığıydı.

Zaman zaman mevcut iktidarların bu konuda bir şeyler yapma niyetini sezer işçi sendikalarının  tepkisiyle geri adım attığını görürdük. Ben de çalışma hayatım boyunca bu kılıcı hep ensemde hissettim. 12 Eylül darbesiyle kıdem tazminatları da darbe aldı. Daha sonra istifa edene veya yüz kızrtıcı suçtan atılana zırnık verilmemesi konusunda anlaşıldı. Şimdi ne yapılmak isteniyor da yine kıdem tazminatları üzerinde niyetler uçuşuyor.

 

Hayatım boyunca kaldırın artık şu kıdem tazminatını diye ağlaşan çok patronlar gördüm. Hiç bir iktidarın buna gücü yetemedi. Ama sağından solundan kuşa çevirdikleri de bir gerçek. Bir hayali daha gerçekleştirmek de yine AKP iktidarına nasip oldu.

 

Şimdi sormak lazım; ülkenin neredeyse tamamının sendikasız, sözleşmesiz, sigortasız ve sadece asgari ücrete endeksli iş hayatının neresinde doğru dürüst kıdem tazminatı var ki? Onu ıslah edeceksiniz. Yok eğer çalışanı fona devredilen haklarıyla korumak ise amacınız, yahu önce şu asgari ücreti kaldırın. Utanç belgesi gibi iş yerlerinde sallanan o çerçeve içine alınmış ibareleri yok edin.

 

Kötünün en iyisinde değil, şartların iyisinin en üstüyle buluşun. Kıdem tazminatı fonunu haklarını kaybedenlerin, beş parasız kapı önlerine konulanların haklarını iyileştirmek için kullanın. Merakla bekliyoruz, bu yasa ne gibi hayırlara vesile olacak diye. Sokaktaki on kişiye sorun bakalım bu yasa işçi hakları için olumlu ne getirecek diye. Alacağınız on cevabı da tahmin ediyorum.

 

İş hayatına kimse yabancı değil. Herkes bilir ki, tüm orta ölçekli işletmelerde ve Kobiler de sigorta sorunu vardır. İşveren ya kaçak çalıştırır, ya da sigortayı düzenli yapamaz, kaldı ki işçinin bu şartları sağlasa bile emekli olduğu zaman haklarını tahsil edeceği şirket ortada yoktur bile. O patron yazlığını, kışlığını almış, kenara emekliliği için bir miktar para koymuş, çoluğunu çocuğunu okutmuş, evlerini barklarını halletmiştir. Ama yıllarca yanında çalıştırdığı ustası hala bırakın kıdem tazminatı almayı, nasıl emekli olurumda maaş alırım derdindedir.

 

Demek ki bu kıdem tazminatı meselesi daha ziyade büyük patronları ilgilendiriyordur. Zaten az sayıda ki sendikalı işçi de asıl onların baş belasıdır. Gerçi hükümet yandaş sendikalar yaratmış, sarı sendikacılığın üzerine bir de bu hilkat garibelerini dikmiştir ama olsun. Kalan az sayıdaki mücadeleci hak arayan işçiye de haddini bildirmek gerektir.

 

Eğer bu yasa iyi niyetli hazırlanmışsa, tüm iş yasaları da gözden geçirilmelidir. Asgari ücret gibi bir barajı iş hayatına belirlemek yanlışına son verilsin. Sendikalaşma teşvik edilsin. Sendika hayatına müdahale edilmesin. İsterse 15 gün çalışsın kovulsun ya da haklı gerekçelerle işten ayrılsın kim olursa olsun kıdem tazminatı kuruşu kuruşuna verilsin. Patronların mal kaçırmasının önüne geçilsin, Yıllar sonra olsa bile kıdem tazminatları o kişilerden alınıp tahsil edilsin. Kaçak işçi çalıştıranların ruhsatları iptal edilsin Ağır yaptırımlar ve para cezaları verilsin. Yok bunlar yapılamıyorsa bilin ki bu kıdem tazminatı yasası birilerinin arzusu hilafına çıkarılmıştır... 

 

( Not: Benim de emekli olmama rağmen hala alamamış olduğum yüklü miktarda kıdem tazminatlarım vardır. Her Türk vatandaşı gibi. )

 

29-5-2017 / İstanbul

Bu yazı 829 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum