Yaşar KABA

Yaşar KABA

[email protected]

Kültür ve Turizm Bakanlığı ne Yapmaya Çalışıyor.

24 Ocak 2021 - 20:48 - Güncelleme: 24 Ocak 2021 - 20:58


Esnaf ve Sanatkar ticari anlamda ayrılmaz ikili görünürken, temelde sanatkar ve sanatçı da ayrılmaz ikili olduğu kadar insanoğlunun var olduğundan bu yana sanatsal faaliyetlerin her kuşak üstüne bir şeyler katarak, yani insan gelişimi ile birlikte zenginleştiği bilimsel bir gerçektir. Bu nedenle gelecek kuşaklara aktarımı ve bulunduğu döneme kaliteli üretimle ekonomik katkı ve gelişmişliği ile orantılı sanatsal eserleri hayata geçirmesi, eğitim temelli olmasını zorunlu kılıyor.

Bu eğitimin iki yol ve yöntemi var, birincisi, alanında yetişmiş usta, ya da uzmanın yanında çıraklık sistemi yani duyarak, görerek, uygulayarak öğrenmek, ikincisi alanında usta, uzman kişilerin belli bir programda vereceği eğitimle, bu öğretim pratik çalışma ile taçlanmadıkça eksik kalır.

Sanatsal faaliyetler yaratıcı ruh, bireysel kol ve beden gücü çalışma gerektirdiğinden kazancı da yaşamsal değerleri çok aşmadığı gerçeğinden, esnaf (sınıf) yani ticari işletme sıralamasında en az kazanan toplumsal sınıf anlamına geliyor.

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de, yasa koyucular bu gerçeklikle konuyu bakmış, sanatsal çalışmaların yüzyılların birikimi olduğu, insanlığın olmazsa olmazı noktasında değerlendirerek koruyucu yasaları hayata geçirmişlerdir.
Bu nedenle esnaf ve sanatkârlar ayrılmaz bütünün parçaları haline getirilmişlerdir.

Anayasamızın 64 . Maddesi, Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır. (Emredici yasa, devlet yönetiminin keyfiyetine bırakmıyor.)

Yine yasa koyucular meslek kuruluşlarının çalışmalarını kolaylaştırıcı, mesleğin genel menfaatlere uygun gelişimi için Anayasa 135. madde ile kamu kurumu niteliğinde özerk kurumların önünü açmıştır.

H. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları
Madde 135 – Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir.

Sanatkarın ürettiğini paraya çevirdiği resmi kaydın adı ise “esnaf işletmesi” ise yine yasa koyucu tarafından esnaf ve sanatkarların korunması için -
 
Anayasa madde 173 – Devlet, esnaf ve sanatkarı koruyucu ve destekleyici tedbirleri alır. (64. Madde gibi, 173. Madde emredici konumunda, yani yöneticilere ilgili konuda esneme ve kişisel değerlendirme olanağı vermiyor)

Demokratik hukuk devletlerinde ana esasları belirleyen ana başlıklardan oluşan bir anayasa vardır. Anayasa başlıkları tüm kanunların üstündedir.
Her başlığın alt kanunları; uygulama kanunları yapılır.

Anayasa madde 135 göre kurulan meslek odaları içinde esnaf ve sanatkarlar odalarını kuruluş kanunu 5362 ile Anayasa madde 173 emredici hükümleri gereği esnaf ve sanatkarları yasal koruma altına alırken ve yasa çok açık olmasına rağmen

            5362 /MADDE 3. — Bu Kanunun uygulanmasında;

  1. Esnaf ve sanatkâr: İster gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseleri,
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemenin istisnai bir uygulaması olarak 2007/12362 sayılı Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararının "Esnaf ve sanatkâr ile tacir ve sanayicinin ayrımı" başlıklı 1 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, "esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı iken, daha sonraki yıllarda yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı, esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerini aşanların kendileri istemedikçe ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalara kayıt için zorlanmaması, gerekirken
 
8 Aralık 2018 CUMARTESİResmî GazeteSayı : 30619
YÖNETMELİK
Kültür ve Turizm Bakanlığından:
ÖZEL TİYATROLARIN PROJELERİNE YAPILACAK
YARDIMLARA İLİŞKİN YÖNETMELİK

ç) Ticaret Odasından son bir ay içerisinde alınmış, başvuru sahibinin adı, adresi, faaliyet konusu (meşgale), işe başlama tarihi ve tescil tarihi bilgilerinin yer aldığı Sicil Tasdiknamesi ve Faaliyet Belgesi (Sicil Kayıt Sureti) belgeleri.

Yasaların esnaf ve sanatkarın tacir olmaya zorlanmasını yasaklamasına rağmen Kültür ve Turizm Bakanlığının, Özel Tiyatroların Proje desteği için Ticaret odası kaydı istemesi anlaşılır gibi değil.

 Bakanlık bu uygulama ile birçok mevzuat hatası ile hukuk ihlali yapmaktadır. İstanbul özelinde konuyu ele alır isek, İstanbul’da bir sanatçılar odası var hatta Türkiye de bir tane ”İstanbul sahne, perde, film, eğlence yerleri esnaf ve sanatkarlar odası var. Bir de İstanbul Ticaret Odası, yani kanunlara göre ikisi de il odası yani yasal eşitlik noktasında bakarsak konu sanat ve sanatçı penceresinden bakınca ihtisas meslek odası olan sanatçılar odası Kültür ve Turizm bakanlığının yanında durması hatta destek vermesi gerekirken, yasaları yok sayarak Esnaf ve sanatkarlar odasını yok sayması vergi açılışı olan herkesi Ticaret Odası üyesi olmasına zorlaması sanatçıya destek derken şartnamesine TACİR olma zorunluğu getirmesi aynı zamanda Anayasal suç değil mi?

Biz yukarıda madde 64, 135, 173. Koyduk, umarız konu yasalar çerçevesinde değerlendirilir yanlış uygulama dan en kısa sürede vazgeçilir.

Sevgiyle kalın

YORUMLAR

  • 0 Yorum